YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7622
KARAR NO : 2010/11977
KARAR TARİHİ : 05.07.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davalı kocanın başka bir kadınla yaşamak için evi terkettiği, davacının ise ev hanımı olduğu, işi ve gelirinin bulunmadığı ileri sürülerek, aylık 500 YTL tedbir nafakasının tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; davalının bankadan aldığı kredi borcunu ödeyemediği, ayrıca tarafların müşterek çocuğunun davacı anne ile oturduğu ve 330 TL tutarındaki kiranın müşterek çocuk tarafından tahsil edildiği gerekçesiyle nafaka isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.nun 186/3. maddesine göre; eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılırlar.
Aynı Yasanın 197. maddesi uyarınca da ayrı yaşamada haklı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteyebilecektir.
Somut olayda; davacı (kadın) ayrı yaşama hakkına dayalı olarak tedbir nafakası istemiş, davalı da ayrı bir dava açarak boşanma talebinde bulunmuştur. Bu dava ile birleştirilmek suretiyle görülen boşanma davasında davalı (kocanın) ortak konutu terkederek Denizli’ye gittiği ve orada başka bir kadınla birlikte yaşadığı gerekçesiyle boşanma isteminin reddine karar verilmiş ve hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Mahkemenin bu kararı uyarınca davacı (kadının) ayrı yaşamda haklı olduğu açıktır.
Öte yandan; tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği, davalı (koca) birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Zira evlilik birliğinin korunması ve devamını sağlamak için eşlerin asgari ölçüde uyması gereken bazı yükümlülükler ve karşılamaları gereken bazı ortak giderler mevcuttur. Bu giderlere örnek olarak, kira parası, yakıt, elektrik telefon ve su parası gibi giderler gösterilebilir. Giderlere katılmada ise ölçü eşlerin “güçleri” esas alınmalıdır. Hakim, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir.O halde; yukarıda açıklanan ilke ve esaslar ile evlilik birliği içerisinde işi ve geliri bulunmayan eşin bakım görevinin ortak çocuğa yüklenemeyeceği gözetilerek davacı eş için hakkaniyete uygun bir miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile istemin tümden reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.7.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.