Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/15872 E. 2023/22047 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15872
KARAR NO : 2023/22047
KARAR TARİHİ : 04.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/85 E., 2021/292 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli 2015/245 Esas ve 2015/502 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 50 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. (1) nolu bentte belirtilen kararın sanık tarafından temyizi Dairemizin 11.11.2020 tarihli 2020/7243 Esas ve 2020/15854 Karar sayılı ilamı ile ”hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, yapı kayıt belgesinin geçerli olup olmadığı konusunda yeterli inceleme yapılmayarak karar verildiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın … İlçesi … Mahallesi, … Sitesi No:… (1302 parsel) adreste kaçak inşaat faaliyetinde bulunduğu iddiasıyla imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddia olunmuştur. Yerel Mahkemece, ” Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 16.08.2021 tarihli cevabi yazısında sanık adına 753995 başvuru numaralı ve … belge numaralı yapı kayıt belgesinin 1301 parsel olarak belirtildiği, sanık … tarafından e devlet sistemi üzerinden düzenlendiği belirtilmekte olup, … 29.07.2021 tarihli cevabi yazısında sanık tarafından alınan yapı kayıt belgesinde belirtilen yapı ile tutanak konusu yapının aynı olduğunun belirtildiği, tapu kayıtları incelenmekle, sanık adına bulunan yapının tapu kayıtlarında da 1301 ada parselde bulunduğu yapılan incelemelerde anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan 04.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda da suça konu yapının yapım işlerinin 12.10.2004 tarihinden sonra gerçekleştiğinin belirtildiği, dosya kapsamında bulunan yapı tatil zaptının da 10.08.2015 tarihinde düzenlendiği görüldüğünden sanığın söz konusu yapıya ait yapım işlerini 31.12.2017 tarihinden önce yaptığı anlaşılmış olup, 7143 Sayılı Kanun ile değişik 3194 Sayılı İmar Kanunu’na eklenen Geçici 16. Maddesi uyarınca 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184/5 maddesi kapsamına girdiği sanığın yapı kayıt belgesini alarak imara aykırılığı giderdiği” gerekçesiyle düşme kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, … Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün 16.08.2021 tarihli, …’nin 29.07.2021 tarihli yazı içerikleri ve eklerinde bulunan yapı kayıt belgesi ile fotoğraflar ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.