YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14178
KARAR NO : 2023/9707
KARAR TARİHİ : 16.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2019 tarihli ve … Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 07.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.07.2022 tarihli ve 2022/5394 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.10.2022 tarihli ve KYB-2022/107644 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.10.2022 tarihli ve KYB-2022/107644 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasındaki, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki hükme göre, mahkemenin duruşma açarak sanığa savunmasını bildirmek üzere tebligat göndermesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunu değerlendirmesi gerektiği, ancak usulüne uygun tebligata rağmen gelmeyen sanık hakkında savunmasını almadan da hükmün açıklanabileceği gözetilmeden, duruşma açılmadan ve tebligat gönderilmeden savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 16.02.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2014 tarihli ve 2014/24911 Soruşturma, … sayılı iddianamesi ile cezalandırılması istemiyle İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.05.2014 tarihli ve … Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 10.06.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, infazı için 20.06.2014 tarihinde İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
C. İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, sanığın yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle infaz dosyasının kapatıldığının bildirilmesi üzerine, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2016 tarihli ve … Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 21.04.2016 tarihinde kesinleştiği,
D. Sanığın denetim süresi içerisinde 30.06.2016 tarihinde işlediği “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine; sanık savunması alınmadan tensiple birlikte İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.07..2019 tarihli ve… Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurulabilir” şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece duruşma açılarak sanığın duruşmaya çağrılması, varsa diyecekleri sorularak yapılan yargılama sonucuna göre yeniden hüküm kurulması gerektiği, ancak sanığa açıklamalı duruşma davetiyesinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen sanığın duruşmaya gelmemesi halinde savunma alınmadan hüküm kurulabileceği gözetilmeden, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle dosya üzerinden inceleme yapılarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07..2019 tarihli ve 2019/913 Esas, 2019/1049 Karar sayılı
kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Bozma nedeni, mahkûmiyete ilişkin hükmün savunma hakkını kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olduğundan, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.11.2023 tarihinde karar verildi.