YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12117
KARAR NO : 2023/20814
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/165 E., 2023/279 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, sanık müdafinin temyizinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/423 Esas, 2015/441 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine ve kararın sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 28.12.2022 tarihli ve 2020/14434 Esas, 2022/26246 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma sonrası yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin, sanık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu,
Katılan vekilinin temyiz isteğinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın kullandığı ifadelerin eleştiri sınırını aştığına, sanığın cezalandırılması gerektiğine vesaire yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde bir sendikanın şube başkanı olduğu, katılanın ise başka bir sendikanın şube yetkilisi olduğu, sanığın “…’de eğitimciler tedirgin makamlar pazarlanıyor” başlıklı bir basın açıklaması yaptığı, bu basın açıklamasının yerel gazetelerde yer aldığı, basın açıklamasında sanığın katılanı kastederek “Sahtekarlığı mahkeme kararı ile belgelenmiş başkasının elektronik postasından muhbircilik yaptığı sabitleşmiş birinin sözüne hiçbir eğitimci itibar etmemelidir” şeklinde sözler kullandığı, böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen beraat eden sanık kendisini vekil ile temsil ettirmesine karşın, 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin birinci fıkrası ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi ve Sair Yönlerden
1. Sanığın yaptığı basın açıklamasında katılan hakkındaki mahkeme kararından bahsettiği, bu hali ile açıklamanın görünür gerçeğe uygun olduğu, basın açıklamasında tahkir edici bir dil kullanılmayıp, kullanılan ifadelerin açıklamaya konu olayla düşünsel bağlantısının bulunduğu, bu haliyle açıklamada ölçülülük ilkesinin ihlal edilmemiş olduğunun anlaşılması karşısında, yasal unsurları oluşmayan eylem nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir
2. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasına “beraat eden sanık kendisini müdafii ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.