YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14871
KARAR NO : 2023/22316
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/301 E., 2016/433 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca, 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, atılı suçları işlemediğine, hükümlerin usûl ve yasaya aykırı olduğuna bu nedenlerle ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde, üç şahsın dükkanlara ve çevreye zarar verdikleri şeklinde anons edilmesi üzerine şikâyetçi ve katılan polis memurlarınca olay yerine gidilerek, yapılan araştırma sonucunda şahıslardan ikisinin refakata alındığı sanığın ise kaçmaya başladığı yakalanmaya çalışıldığı esnada sanığın katılan ve şikâyetçilere “Siz beni alamazsınız, benim denetimim var, ben cezaevine girip çıktım, bu yolları iyi biliyorum, bırakın lan şerefsizler.”, “Sizi elimden kimse alamaz.” şeklinde hakaret ve tehditlerde bulunduğu, engel olunmaya çalışıldığı aşamada ise “Siz görürsünüz hepinizden davacı olacağım hepinizin anasını avradını sinkaf ederim bırakın lan y….lar.” şeklinde sözler söylerek hakaret ve tehdit ettiği iddiasıyla sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada, 22.01.2015 tarihli olay tutanağı, katılan ve şikâyetçilerin aşamalardaki beyanları ve tanıklar G.Ç., İ.S. ile A.D.’nin beyanlarına göre sanığın atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Katılan ile şikâyetçilerin aşamalardaki beyanları uyumludur.
4. 22.01.2015 tarihli olay tutanağı ile tanıklar G.Ç., İ.S. ile A.D.’nin beyanları dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılan ile şikâyetçilerin aşamalardaki uyumlu beyanları ile tanıklar G.Ç., İ.S. ile A.D.’nin beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediğine ve sabıkasında engel mahkûmiyeti olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmaması yönünde Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sabıkasında engel mahkûmiyeti olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunup, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un birinci maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır,
Olay tutanağı ve katılan ile şikâyetçilerin beyanlarına göre; sanığın hakkında işlem yapmak isteyen katılan ve şikâyetçilere söylediği kabul edilen ” Siz beni alamazsınız, benim denetimim var, ben ceza evine girip çıktım, bu yolları iyi biliyorum.”, “Sizi elimden kimse alamaz.” devamında “Siz görürsünüz hepinizden davacı olacağım” şeklindeki sözlerinin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, tehdit niteliğinde olmayıp şikâyet hakkının kullanılmasına yönelik olduğu, dolayısıyla tehdit olarak değerlendirilemeyeceği, Mahkeme kabulünde sanığın kaçması nedeniyle atılı suçun oluştuğu belirtilmekte ise de pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağından, bu itibarla somut olayda, cebir veya tehdit unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden, 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine aykırı olarak, yetersiz gerekçeyle görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre de,
Sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçundan kurulan hükümde adli para cezası tercih edilmesine rağmen görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde yeterli olmayan gerekçe ile hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilmeyerek çelişki oluşturulması,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkeme kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.10.2023 tarihinde karar verildi.