YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/26958
KARAR NO : 2023/2932
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
HÜKÜM : 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesi ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Hükmolunan cezaların sürelerine göre şartları bulunmadığından duruşmalı inceleme istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, örgütün talimatları ile uyumlu olup olmadığı değerlendirilmeksizin yalnızca Bank … hesabı bulunmasının ve gazete aboneliğinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet ya da delil olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede:
I) Sanıklar …, …, …, …, … , … yönünden:
5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesi dördüncü fıkrasında öngörülen zorunluluk nedeni gösterilmeden SEGBİS vasıtasıyla savunma alınmasına bu aşamada itiraz etmeyen sanık …’ın, tutuksuz yargılandığı süreçte de vareste tutulma talebinde bulunarak hüküm celsesi de dahil duruşmalara katılmadığının anlaşılması karşısında bu yöntemle savunma alınmasının silahların eşitliği ve adil yargılama ilkesi çerçevesinde savunmasında zaafiyet oluşturmadığı değerlendirildiğinden bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanıklar müdafileri ve sanık …’nun temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden reddine. Ancak:
Belirlenen temel cezanın suçun niteliği gereği 3713 sayılı Kanunun 5/1 inci madde ve fıkrası uyarınca artırılması gerekirken uygulama maddesinin fıkra belirtilmeksizin anılan Kanunun 5 inci maddesi olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve sanık …’nun temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin belirtilen nedenle BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK’nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrasındaki “5 inci maddesi” ibarelerinin çıkartılarak, yerlerine “5/1 maddesi” ibareleri eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık … ve Dilek Utku (Duran) yönünden:
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine. Ancak:
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı
üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K., 26.10.2015 tarih, 2015/1565 E. 3464 K. sayılı kararları).
TCK’nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
A. Sanık … hakkında:
Silahlı terör örgütüne üye olan, yakalandıktan sonra soruşturma ve yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile birtakım örgüt mensupları hakkında bilgi veren sanığın fiili durumuna ilişkin hukuki vasıflandırılmaları kabul etmemesinin, anılan kurumun mahiyeti gereği uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği de gözetilerek hakkında TCK’nın 221/4-2 nci cümlesi gereğince hakkaniyete uygun ve makul oranda bir indirim yapılması gerekirken yerinde olmayan ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde fazla ceza tayini,
B. Sanık … Utku (Duran) hakkında:
Sanığın, temyiz aşamasında 04.04.2023 tarihli dilekçe ile etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirip bu yönde bilgi vermesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilip etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılarak ayrıntılı beyanlarının alınması, vereceği bilgilerin örgüt içerisinde kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden de sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMK’nın 302/2 nci maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca dosyanın Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın
bir örneğinin bilgi için Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …