YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18905
KARAR NO : 2023/9530
KARAR TARİHİ : 07.11.2023
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2021 tarihli ve … Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.09.2021 tarihli ve… Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık hakkında gerçek bir ihbar olmadığına,
2. Savcılık makamının bilgisi olmadan soruşturma yapıldığına, tüm işlemlerin hukuka aykırı olduğuna,
3. Tanıkların üst aramasının hukuka aykırı olduğuna,
4. Delillerin hukuka aykırı toplandığına,
5. Şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığına,
6. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
7. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
8. Savunma hakkının kısıtlandığına,
9. Kanuni olmayan gerekçe ile sanık hakkında takdiri indirim uygulanmadığına,
10. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair bilgiler elde edildiği, ikametin önünde beklenilmeye başlandığı, ikametten haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen Ferdi ve Bahtiyar’ın çıktıkları, durdurulan tanıklardan Ferdi’nin üzerindeki bir fişek eroin maddesini kolluğa teslim ettiği, akabinde sanığın ikametinde yapılan aramada soba içerisinde 5 parça halinde alüminyum folyo parçası ele geçirildiği, sobanın yanında yerde uyuşturucu madde paketlemede kullanıldığı tahmin edilen 4 adet kitap kağıdı parçası ile bu parçaların kesilmiş olduğu kitap ve bu kağıtların yanında turuncu renkli makas ele geçirildiği, sehpanın altına gizlenmiş üzerinde eroin kırıntısı olduğu tahmin edilen şeffaf poşet ele geçirildiği, ikamete girişte sağdaki askıda siyah renkli bir ceketin sağ cebinde mavi poşet parçası içerisinde eroin maddesinin ele geçirildiği olayda; ikamette ve tanık Ferdi üzerinde ele geçirilen maddelerin eroin maddesi olması, sanığın evinde bulunan kitap ile tanıkta ele geçirilen maddenin sarılı olduğu kağıdın aynı kitabın sayfası olması, sanık hakkındaki soruşturmaya ihbar üzerine başlanması, sanığın kolluğu gördüğünde panikleyerek kapıyı açmaması ve ikamette sobada yanan kitap kağıdı ve alimünyum folyoların görülmesi, ikamette uyuşturucu eroin maddesi ile birlikte kitap, makas ve alimünyum folyoların ele geçirilmesi gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, suça konu uyuşturucu maddenin eroin olması nedeniyle cezasından 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artırım yapılmış ve sanığın benzer birçok suçta yargılandığı ve dosyaların içerikleri değerlendirildiğinde sanığın suç işlemede ısrar etmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uygulanmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması yasal zorunluluk olmadığından ve mahkemenin
takdirinde olduğundan söz konusu maddenin uygulanmamasına yönelik mahkeme gerekçesinin yerinde olduğuna, tanık Ferdi üzerindeki uyuşturucu maddeyi rızasıyla teslim ettiğinden ve gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamı nedeniyle Cumhuriyet savcısından alınan arama kararı doğrultusunda ikamet araması yapıldığından soruşturma işlemlerinde herhangi bir usulsüzlük olmadığına, bu kapsamda delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ve tartışıldığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca sanığın savunmasının alındığı 18.06.2021 tarihli ilk celsede haklarının hatırlatıldığı, duruşmalara bizzat katılma talebinin olmadığı ve SEGBİS ile dinlenilmeye muvafakat gösterdiği anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı yerine “5275 sayılı Kanun’un 106/3. Maddesi uyarınca “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, ödenmeyen adli para cezasının ödenmeyen kısmının tamamının muaccel hale geleceği, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilebileceği, günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirleneceği ve hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceğinin sanığa ihtaratına,” ibaresi yazılmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranıldığı değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.09.2021 tarihli ve 2021/1386 Esas, 2021/1359 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün;
Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafından “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı yerine “5275 sayılı Kanun’un 106/3. Maddesi uyarınca “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, ödenmeyen adli para cezasının ödenmeyen kısmının tamamının muaccel hale geleceği, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilebileceği, günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirleneceği ve hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceğinin sanığa ihtaratına,” ibaresinin çıkarılması ve “… 24 eşit taksitte ödenmesine” ibaresinden sonra gelmek üzere “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.11.2023 tarihinde karar verildi.