Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/17245 E. 2023/2740 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17245
KARAR NO : 2023/2740
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2018 tarihli ve… sayılı Kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İlk derece mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından istinafı üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.04.2019 tarihli ve… sayılı Kararı ile, duruşmalı yapılan inceleme sonunda sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bölge adliye mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle:
1.Sanığın SGK kaydında görülen çalıştığı işyerlerinde terör örgütünün henüz bilinmediği dönemde gerçekleştiğine,
2.Bank Asyada hesabının maaş hesabı olarak kullanıldığına, talimat dönemine denk gelen şüpheli bir işlemin mevcut olmadığına,
3.Sanığın hiçbir zaman ByLock indirip kullanmadığına, ayrıca ByLock verilerinin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğinden hükme esas alınamayacağına,
4.Mahkeme kararının CMK’nın 230. maddesine uygun bir gerekçeyi içermediğine,
5.Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
6.Sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir.
III- OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
01.11.2017 ve 19.12.2017 tarihli Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünün Araştırma Tutanaklarına göre; sanığın adına kayıtlı ..22 61 no.lu GSM hattında Bylock kaydı bulunduğu, müzahir sendika olan Pak Eğitim İş Sendikasına üyeliğinin bulunduğu, müzahir kurumlarda SGK kaydı bulunduğu, Bank … hesap hareketlerinin bulunduğu bildirildiği,
20.07.2017 tarihli SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü cevabi yazısından; sanığın müzahir işyerleri olan Sidre Özel Eğt. Yay. İnş. Taah. Turizm Tic A.Ş ve Zafer Özel Eğt. Yurt. ve Kült. Hiz.Yay. Dağ.Tic. A.Ş ‘de SGK kaydı bulunduğunun anlaşıldığı, 20.07.2017 tarihli Trabzon İl Dernekler Müdürlüğü cevabi yazısından; sanığın müzahir olup KHK ile kapatılan derneklerde üyeliğinin bulunmadığı görüldüğü,
11.06.2018 ve 13.07.2018 tarihli Trabzon Valiliği Olağanüstü Hal Bürosunun cevabi yazılarından; sanığın müzahir sendikalardan olan Pak Eğitim İş Sendikasına 05.03.2014 tarihinde üye olduğu ve de sendika kapanma tarihi olan 23.07.2016 tarihine kadar üyeliğinin devam ettiğinin anlaşıldığı,

21.07.2017 tarihli Bank … cevabi yazı ekindeki CD’nin incelenmesi neticesinde 02.10.2017 tarihli hesap uzmanınca tanzim edilmiş bilirkişi raporuna göre; örgütün maddi yönden kalesi konumunda olup, ayakta durmasını sağlayan, üyelerden toplanan himmet ve bursların banka filtresinden geçirilerek aklandığı, 2014 yılının Ocak ve Eylül aylarında zora gireceği haberleri sonrasında örgüt lideri Fetullah Gülen’in bankanın kurtarılması amacıyla herkesin mevduatlarını yatırarak yardım talimatını verdiği örgüte müzahir banka olan Bank Asyada 08.11.2005 tarihinde Trabzon şubesinde ilk kez hesap açtığı, 18.11.2005- 08.06.2016 tarihleri arasında hesaba toplamda 40.924,16 TL maaş ödemesi olarak para yatırıldığı, 27.08.2014 tarihinde nakit teslimatla 10.000 TL para yatırmak sureti ile yeni bir katılım hesabı açtığı, 23.12.2014 tarihinde hesaptan 6.000 TL para çekilerek hesap bakiyesinin 4.081,31 TL olduğu, 14.01.2015 tarihinde Esra Şengül ‘ün hesabından havale yolu ile hesaba 10.424,01 TL para girişi yapıldığı, 4.860 TL hesaptan ATM den para çekilerek 31.01.2015 tarihinde bakiyesinin 10.077 TL olduğu, Şubat 2015’de hesaptan para çıkışı yapılarak hesap bakiyesinin 28.02.2015 tarihinde 0,81 TL olduğunun görüldüğü,
Sanık savunmalarında; Bank … nezdinde hesabının maaş hesabı olduğunu, başka bankada hesabı bulunmadığını ve de talimatla hesap açıp bankaya para yatırmadığını beyan ettiği, sanığın terör örgütünün sözde liderinin örgütün finans kurumu olarak bilinen … Katılım Bankasının içine düştüğü mali sıkıntıdan kurtarılması amacıyla mensuplarına bu bankada hesap açılması, bu bankaya para yatırılması ve kurumsal bünyesinin güçlendirilmesi yönünde talimat verdiği tarihten hemen sonraya denk gelen 27.08.2014 tarihinde 10.000 TL nakit teslimatla yeni bir katılım hesabı açması ve yine ilgili bankaya kayyum atanmasından hemen sonra Şubat 2015 döneminde banka hesabındaki paraları çekmesi, bu haliyle sanığın müzahir bankaya para yatırma ve ilgili bankadan para çekme tarihlerine bakıldığında örgüt ele başının bankaya para yatırma çağrı dönemine denk gelmesinde ve yine bankaya kayyum atanmasından sonrada bu paranın hesaptan çekilmesi eyleminin örgüt liderinin çağrı ve talimatlarına uygun hareket ettiği olarak değerlendirildiği ve sanığın aksine yöndeki savunmasına itibar edilmediği,
Sanık adına kayıtlı ve kullanımında olan ….22 61 numaralı GSM hattına münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerince kullanılan Bylock isimli haberleşme programının yüklendiği ve 35249006191147 IMEI numaralı cihazda ilk kez 04.01.2015 tarihinde yüklenip kullanıldığı KOM Daire Başkanlığının 24.06.2017, 09.08.2017, 19.12.2017 tarihli Bylock sorgu sonucu raporları ile tespit edildiği,
CMK’nın 135. maddesi uyarınca sanığın Byock kullandığı iddia edilen GSM hattına ilişkin HIS (CGNAT) kayıtlarının tespitine ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/180056 soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/4061 Değişik İş sayılı kararına istinaden Bilgi Teknolojileri kurumu’ndan temin edilen sanığın Bylock kullandığı …22 61 no.lu GSM hattına ilişkin ByLock İP baz bilgilerini içerir CD’nin incelenmesinde; 04.01.2015 tarihi ile 11.06.2015 tarihi arasında 46.166.164.177 IP no.lu serverde 564 adet internet trafik kaydı olduğu görüldüğü, Yine sanığın …22 61 nolu GSM hattı ve de TC kimlik numarası üzerinden güncel Bylock sorgusu yapılması istenildiği ve de Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü 12.07.2018 tarihli güncel Bylock sorgu sonuçlarına göre; her iki sorgulamada da Bylock kaydı bulunduğu fakat USER ID kısmının boş olduğu görülmdüğü, mahkemece 09.08.2018 tarihli duruşmada ByLcok sorgu raporunda USER ID bilgisi kısmı boş olduğundan Bylock yazışma içeriklerinin beklenmesinden vazgeçildiği,
Dosyada bulunan Bylock sorgu raporuna, baz bilgilerine, HTS kayıtlarına göre; ByLock uygulamasını …22 61 numaralı GSM hattında kullandığının kabul edildiği, her ne kadar sanığın Bylock kullanımına ilişkin USER ID, şifre, Bylock tespit değerlendirme tutanağı tespit edilememiş ise de; Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 27.03.2018 tarih 2018/187 esas 2018/1462 sayılı “…ByLock kullanıcılarının tespitleri açısından operatörler tarafından tutulan CGNAT (HİS) kayıtları bir çeşit üst veridir. CGNAT kayıtları özet veri olması nedeniyle bir iz ve emare niteliğinde olduğundan tek başına kişinin gerçek ByLock kullanıcısı olduğunu göstermez. Kişiler iradeleri dışında ByLock sunucularına yönlendirilmiş olabilirler. Nitekim, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen ve BTK tarafından yapılan teknik çalışmalar sonucunda iradeleri dışında ByLock sunucularına yönlendirildikleri saptanan 11.480 kişinin tamamının CGNAT kayıtlarının olduğu ve tespit edilen CGNAT kayıtlarına göre ByLock uygulamasının IP’lerine bağlantıya yönlendirildikleri belirtilmektedir.Kişinin User-ID ve şifrelerinin belirlenememesi ve fakat CGNAT kayıtlarıyla ByLock sunucusuna bağlantı yaptığının tespit edilmesi halinde, kişinin gerçek ByLock kullanıcısı olduğu ancak henüz User-ID ve şifresinin tespit edilemediği anlaşılabileceği gibi; ByLock sunucularına tuzak yöntemlerle (Morbeyin vb.) yönlendirilmiş olabileceği sonucuna da ulaşılabilir.Bu nedenle ancak operatör kayıtları ve User-ID eşleştirmesi doğru yapılabilen kişilerin gerçek ByLock kullanıcısı olduklarının kabulü gerekeceğinden, kişinin örgütsel gizliliği sağlamak ve haberleşmek amacıyla ByLock sistemine girdiğinin ve bu sistemi kullandığının, User-ID, şifre ve grup elemanlarını içerir ByLock tespit değerlendirme tutanağı ve CGNAT kayıtlarını içeren belgeler ile kesin olarak kanıtlanması zorunludur…” yönündeki kararı karşısında sanığın örgüt içinde aldığı görevlerin tarihi, kapsam ve niteliği, dosyaya yansıyan beyanlar Bylock’a ilişkin CGNAT kayıtlarındaki bağlantı tarih aralığı ve bağlantı sayısı birlikte değerlendirildiğinde sanığın Bylock serverlarına iradesi dışında yönlendirilmiş olamayacağı, Bylock kullandığı ancak USER ID ve içeriğinin henüz tespit edilemediğinin değerlendirildiği yine sanığın müzahir bankaya para yatırma ve ilgili bankadan para çekme tarihlerine bakıldığında örgüt ele başının bankaya para yatırma çağrı dönemine denk gelmesinde ve yine bankaya kayyum atanmasından sonra da bu paranın hesaptan çekilmesi eyleminin örgüt liderinin çağrı ve talimatlarına uygun hareket ettiği olarak değerlendirildiği ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve söz edilen terör örgütüne organik bağ ile bağlı olduğu anlaşılmakla, sanığın eylem ve faaliyetlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk durumu da dikkate alındığında sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunması, tanık beyanları, tutanak içerikleri, müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamına göre Dairece yapılan değerlendirmede;
Sanığın; dosyaya karardan sonra geldiği anlaşılan ve kullanıcı adı sanığın ismi ile uyumlu şekilde “abdullahsengul” olan, 283006 USERID ile, ayrıntıları ve sair hukuki mahiyeti Yargıtay CGK’nın 26.09.2017 tarih 2017/16 MD-956 Esas, 2017/370 karar ve Yargıtay 16. CD’nin 24.04.2017 tarih ve 2015/3 Esas, 2017/3 (İlk Derece Sıfatıyla) karar sayılı kararında ve yine Yargıtay 16. CD.nin 14.07.2017 tarih ve 2017/1443-4758 sayılı içtihatlarında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock’u kullandığının anlaşılması, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı Pak -İş isimli sendikaya üyeliğinin bulunması, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı kurumlarda çalıştığına dair SGK kaydının bulunması, örgütün sözde liderinin örgütün finans kurumu olarak bilinen … Katılım Bankasının içine düştüğü mali sıkıntıdan kurtarılması amacıyla mensuplarına bu bankaya para yatırılması ve kurumsal bünyesinin güçlendirilmesi yönünde talimat verdiği tarihten sonra adı geçen bankaya para yatırması karşısında; sanık hakkında Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2018 tarih ve 2018/216 Esas ve 2018/322 Karar sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümünde usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin hükme yönelik istinaf başvurusunun CMK’nın 280/2. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
3. BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebilecektir.
4. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 283006 ID numarası üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan ve örgüt yönetiminin talimatına uyarak Bank Asyaya para yatıran sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

5. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
Sanık hakkında belirlenen temel ceza, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin “3713 sayılı Kanun’un 5/1. maddesi” yerine “3713 sayılı Kanunun 5. maddesi” olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un CMK’nın 232/6 ncı maddesine muhalefet edilmesi hususu dışında sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemiş ve kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün 5. maddesinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün ikinci maddesindeki “5. maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “5/1. maddesi” ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …