Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2009/20749 E. 2010/3140 K. 01.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20749
KARAR NO : 2010/3140
KARAR TARİHİ : 01.03.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; Erbaa Noterliğinin 25.6.2003 tanzim tarihli ve 3842 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; vasiyet edilen taşınmaz yönünden diğer mirasçıların herhangi bir üstün hak … sürmedikleri, tescilin çekişmeli hale gelmediği, bu durumda davacının vasiyet edilen taşınmazın kendi adına tescili için doğrudan doğruya tapu sicil müdürlüğüne başvurabileceği ve dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, vasiyetnamenin davacıya yapılan kazandırma nedeniyle yerine getirilmesi istemine ilişkindir.
Vasiyetname ile Tokat İli, … İlçesi 523 ada 1 parselde kayıtlı bulunan bahçeli kargir evin davacıyı vasiyet edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda vasiyetname ile mirasçı nasp edilmemiş olup, muayyen mal vasiyeti yapılmıştır. Muayyen mal vasiyetinde ise kendisine belirli bir mal vasiyet edilen kişinin (vasiyet alacaklısının) vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona karşı, yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahip olduğu … Medeni Kanununun 600. maddesinde düzenlenmiştir. Davacının bu yasal düzenleme uyarınca terekeden şahsi bir hak edindiği ve kanunu yada mansup mirasçıların Tapu Sicil Memuru önünde mülkiyeti nakleden bir irade açıklaması olmadan tapuda işlem yapamayacağı gözetilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.