Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16365 E. 2023/3513 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16365
KARAR NO : 2023/3513
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve …sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 28.03.2019 tarihli ve… sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Sanığın örgütle iltisaklı kurumda çalışmasının örgütsel faaliyet olmadığına,
2. Bank … hesap harektlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğuna,
3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
4. Teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,
5. Örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir yeterli delil bulunmadığına,
6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Serbest meslek ile uğraşan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddiasına ilişkin yapılan yargılamasında; örgütle iltisaklı Bank … nezdinde gerçekleştirmiş olduğu hesap hareketlerinin incelenmesinde örgüt liderinin talimatından sonra önemli miktarda değişiklik olacak şekilde gerçekleştirmiş olduğu işlemlerinin bankaya yardım kastı ile yapıldığının değerlendirildiği, örgüt üyesi olmayan kimsenin dışarıdan harici olarak katılamadığı, her ne kadar belli bir sürece kadar yasal görünümle dini saiklerle yapılmış olsa da sonrasında aslında örgüte dair kararların alınıp, talimatların hiyerarşik bir silsilede aktarıldığı, maddi yönden örgütün ihtiyaçlarını karşılamak için himmet, burs, yardım adı altında paraların toplandığı, katılan sorumluların ve imamların ifşa olmamak için kod isimler kulllandığı sohbet adı altında yapılan toplantılara katıldığını kısmen ikrar ettiği, tanık beyanlarına göre de sanığın sohbetlere katıldığının, sohbet verdiğinin ve 2010-2013 yılları arasında Zile İlçe imamlığı, ardından da kısa bir süre Reşadiye İlçe imamlığı yaptığının, bu görevi yaparken de himmet verip, topladığının anlaşıldığı, 16.01.2011 tarihinde İstanbul-Atatürk Hava limanından yurt dışına çıkış yapıp yine aynı hava limanından 23.01.2011 tarihinde yurda giriş yaptığı ve aynı tarihte aynı hava limanından hakkında FETÖ/PDY’den soruşturma – kovuşturma yürütülüp Turhal İlçe imamı iddiasıyla aranan M. K.nin de giriş-çıkış kaydı olduğu, hususun da örgüt faaliyetleri kapsamında yapılan gezi-ziyaret olduğunun değerlendirildiği, FETÖ/PDY’ye ait olan ve tamamı KHK ile kapatılan … Özel Eğitim A.Ş.’de, Bilgi Özel Eğitim A.Ş.’de, Zile Sistem Eğitim A.Ş.’de ve Battalgazi Özel Eğitim A.Ş.’de SGK kaydının bulunduğu, Bank … hesap hareketlerinde bir dönem Tokat İl imamı olduğu iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan H.Ç. ve bir dönem ilçe imamlığı iddiasıyla hakkında soruşturma yürütülen B.M.E. ile para alışverişlerinin bulunduğu, örgütün direktifleri doğrultusunda yurt dışında değişik ülkelerde örgüte müzahir okullarda çalışması, ülkeye döndükten sonra da yine örgüte ait farklı illerdeki örgüte ait değişik kurumlarda çalışması neticesinde tayine tabi olarak örgüt içerisinde görev yaptığının anlaşıldığı kabul edilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,
Kurulan hükümde, her ne kadar soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında değerlendirme ihtimali bulunan beyanlarda bulunup 11 kişiyi teşhis etmişse de, istikrarlı tanık beyanlarına rağmen sohbetlere katıldığını, 2-3 sefer sohbet verdiğini fakat bu sohbetlerin örgütle alakalı sohbetler olmayıp dini sohbetler olduğunu beyan etmesi, yine tanıkların sanığın Zile ve Reşadiye İlçelerinde 2010-2013 yılları arasında ilçe imamlığı yaptığı yönündeki istikrarlı ve birbiriyle uyumlu beyanlarına rağmen böyle bir görevinin olmadığını beyan etmesi neticesinde, bildiği hususların hepsini anlatmayarak hakkındaki bilgilerin önemli bir kısmını sakladığı kanaatine varılıp, bu beyanlarının da gerçek ve samimi manada etkin pişmanlık beyanları olarak değerlendirilmeyerek 5271 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmadığı; suçun işleniş şekli, sanığın suç kastının yoğunluğu, örgütün niteliği, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile örgüt içerisindeki görevlerini yerine getirdiği tarihler, örgüt içi görevinin etkinliği gözetilerek temel cezada takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşıldığı belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 1992 yılından itibaren bu yapı kapsamında örgüt içi tayin sistemi dahilinde faaliyette bulunduğu, 2009-2013 yılları arasında Zile ve Reşadiye İlçe imamlığı yaptığı belirlenen sanık hakkında alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerekirken 5 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe istinaf olmadığından eleştiri konusu yapılarak, FETÖ/PDY kapsamında oluşturulan bilgi havuzunda dairece alınan Ş.Ş.’nin beyanında, sanığın Emirdağ İlçesinde de örgüt içinde sorumlu faaliyet gösterdiğinin ve bu hususun sanık tarafından dile getirilmediğinin görülmesi dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince etkin pişmanlık uygulanmaması yönündeki gerekçelerinin dosya kapsamı ve mevcut haliyle de yerinde olduğu belirtilerek bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yurt içinde ve yurt dışında yer alan eğitim kurumlarında örgüt içi tayine tabi olarak görev yaptığı, yine örgüt içerisinde Zile ve Reşadiye İlçerinde İlçe imamı olarak görev aldığı, örgütün esnaf yapılanması kapsamı esnaflara yönelik sohbet adı altında mütevelli toplantıları düzenlediği belirlenen, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2019/462 Esas, 2019/403 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …