Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/1433 E. 2010/4837 K. 23.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1433
KARAR NO : 2010/4837
KARAR TARİHİ : 23.03.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 3.200 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 15.12.2007 başlangıç tarihli kira akdi ile kiracı olduğunu, davacıya haber vermeden akdi … taraflı feshedip 15.4.2008 tarihinde taşınmazı tahliye ettiğini, bu nedenle geri kalan 8 aylık kira bedeli 3.200 TL’nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı cevabında, eşinin tayini çıkması nedeniyle 15.4.2008 tarihinde taşınmazı tahliye ettiğini, tahliye edeceğini davacıya söylediğini beyan etmiştir.
Mahkemece; davalının sözleşme sona ermeden tahliye etmesi ve tahliyeden önce en az 3 … önceden davacıya bildirim yapmadığından bahisle davanın kabulü ile geri kalan 8 aylık kira bedeli 3.200 TL’in davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dosya kapsamına göre taraflar arasında düzenlenen 15.12.2007 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi gereğince davalının kiracı bulunduğu taşınmazı 15.4.2008 tarihinde tahliye ettiği ve aylık kiranın 400 TL bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalı kiracının kira süresi bitmeden kiralananı 15.4.2008 tarihinde tahliye etmesi, sözleşmenin hukuken feshedilmiş olduğu anlamına gelmez. Kural olarak davalı kiracı sözleşme ile bağlıdır ve kira parasından sorumludur.
Davalının kiralananı … taraflı olarak tahliye etmesi haklı fesih değil, sözleşmeye aykırı davranış sayılır ve kiralayanın bu yüzden uğradığı zararı tazmin ile sorumludur. Ancak bu durumda davacı kiralayanın da zararın artmasına sebebiyet vermemesi gerekir. Davacının davalı tarafından kiralananı tahliye ettiğini öğrendiği tarihten itibaren BK’nun 98.maddesi ile 44.maddesi gereğince zararın artmaması için gerekli çabayı göstermek zorundadır.
Bu durumda davacının tahliyeyi öğrendiği tarihten itibaren aynı kira parası ile ne kadar sürede taşınmazı kiraya verebileceği hususu bilirkişi aracılığı ile saptanarak oluşacak sonuca göre taşınmazın boş kaldığı ayların kira parası yönünden karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.