YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2709
KARAR NO : 2010/6081
KARAR TARİHİ : 08.04.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.593,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; …Emniyet müdürlüğünde görev yapmakta olan polis memuru … ‘a 06.10.2003 tarihinde davalılar tarafından 10 gün iş ve gücünden kalacak şekilde müessir fiilde bulunulması nedeniyle 2330 S.Y uyarınca 4.593.30 TL nakdi tazminat ödendiğini, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte rücuan davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar; K.Çekmece asliye ceza dosyasında kendilerine ait darp raporları olduğunu, tazminat ödentisinin kanunlara aykırı olup yapılan ödemeye ve davaya itiraz ettiklerini, çok fahiş olduğunu, davada faiz tarihinin davanın açıldığı tarih olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, karar tarihindeki en yüksek devlet memuru aylığının 100 katı tutarının iş gücüne engel olunan süreye göre yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, haksız fiil 6.10.2003 tarihinde gerçekleşmiş olup, zarar haksız eylemin meydana geldiği tarihte gerçekleşmiştir. Davalının sorumluluğu da bu tarihte başladığından tazminatın, haksız eylem tarihindeki miktar esas alınarak belirlenmesi gerekir (HGK.23.2.2005 gün ve 4-61-95 sayılı kararı).
Olay tarihinden uzun bir süre sonra alınmış karar tarihindeki kıstaslara göre belirlenen tazminatın rücuen tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.