YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14243
KARAR NO : 2010/17711
KARAR TARİHİ : 27.10.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, 2003-2004 sezonunda davalı kulubün basketbol takımına oyuncu olarak giren davacının aylık 400 TL ücretle 10 ay hizmet verdiğini, 4.000 TL ücretin ödenmemesi sebebiyle ihtarname keşidesinden de sonuç alınamadığını iddia ederek, 4.000 TL alacağın sezon bitiminden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davacının takımda oynadığının doğru olduğunu ancak hiçbir alacağının kalmadığı konusunda ibraname verdiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacının “hiçbir alacağı kalmadığına dair” yazılı beyanı karşısında uyuşmazlığın İş Kanunu kapsamında olmadığı ve Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirilmesi sonucunda davacının alacağının kalmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, her ne kadar taraflar arasındaki iş ilişkisi 4857 Sayılı Kanunun 4/9 maddesi gereğince İş Kanununun kapsamı dışında bırakılmış ise de, olayımızda bonservisini almak üzere kulübe başvuran ve işveren durumunda bulunan kulube karşı zayıf durumda olan oyuncunun kendisine sunulan belgeyi imzalamak zorunda bırakılması, belgede kalem kalem hakedilen ücretin ne olduğu ve ödenen miktara ilişkin bir açıklama yer almaması, “Kulubünüzün basketbol branşı sporcusuyum. Kuluple ilişiğimin kesilerek bonservisimin tarafıma verilmesini rica ederim. TRT spor kulubünden hiçbir alacağım ve talebim yoktur” şeklinde genel ifade içeren sözcüklerin ise İş Kanunu uygulamalarında da kabul edildiği şekilde borcu sona erdiren nitelik taşımaması karşısında sözkonusu belge ile borcun sona erdiremeyeceği gözönünde bulundurulmaksızın, yanılgılı düşünce ve yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.