YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17680
KARAR NO : 2023/3244
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.07.2018 tarihli ve …sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar vererek, 03.04.2019 tarihli ve 2018/1869 Esas ve 2019/524 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması görüşünü içeren 06.11.2021 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle;
Müvekkilinin ByLock yüklemediğine ve kullanmadığına,
ByLock verilerinin hukuka uygun delil olmadığına,
Çelişkili BTK, HTS, CGNAT ve ByLock sunucu kayıtlarının hükme esas alınamayacağına,
Sendika üyeliğinin ve gazete aboneliğinin delil sayılamayacağına,
Suçun manevi unsurunun oluşmadığına,
ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Örgüte iltisaki sebebiyle KHK ile kapatılan özel eğitim kurumunda çalışan sanığın fiilen kendi kullanımında olan hat üzerinden 2015 Kasım-2016 Şubat ayları arasında ByLock kullandığının tespiti, henüz tespit değerlendirme tutanağına ulaşılamadığı, ardışık ve tayine tabi biçimde örgütle iltisaklı ve sonradan kapatılan özel eğitim kurumlarında çalışma kayıtlarının bulunması bir arada değerlendirildiğinde, sanığın ByLock programını kullanarak örgüt hiyerarşisine dahil olduğu kanaatine varılmış, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin, Ceza Genel Kurulu kararı ile kesinleşen 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı emsal kararında da ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere ByLock kullanıcısı olan sanığın Fetö/PDY Silahlı Terör Örgütü’nün organik ve hiyerarşik yapısı içerisindeki bir üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle sanığın silahlı terör örgütü üye olma suçundan, kastının yoğunluğu ve suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmış, işlemiş olduğu suçun Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi gereği cezası yarı oranında artırılmış, geleceği üzerindeki olası etkileri lehine değerlendirilerek TCK’nun 62. maddesi uyarınca cezasında indirim yapılmış, örgüt mensubu olduğu anlaşılmakla TCK’nun 58/9. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dava dosyası Bölge Adliye Mahkemesi Dairesinde iken, dosyaya sanık hakkındaki ByLock tespit değerlendirme tutanağı gelmiş olmakla, dosya içerisine sonradan giren belgelerin CMK 217.maddesi uyarınca duruşmada okunarak sanık ve müdafiine savunma yapma imkanı tanınması gerektiğinden, davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiş,
Örgüte iltisaki sebebiyle KHK ile kapatılan özel eğitim kurumunda çalışan sanığın fiilen kendi kullanımında olan hat üzerinden 2015 Kasım-2016 Şubat ayları arasında ByLock kullandığının tespiti, İlk derece mahkemesi hükmünden sonra dosyaya ulaşan tespit değerlendirme tutanağına göre sanığın ByLock programını 475961 ID numarasıyla, -maszy08- kullanıcı adıyla kullandığı (zy harflerinin sanığın ad soyadının kısaltması olduğu), ardışık şekilde ve tayine tabi biçimde örgütle iltisaklı ve sonradan kapatılan özel eğitim kurumlarında çalışma kayıtlarının bulunması bir arada değerlendirildiğinde, sanığın ByLock programını kullanarak örgüt hiyerarşisine dahil olduğu kanaatine varılmış, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, Ceza Genel Kurulu kararı ile kesinleşen 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı emsal Kararında da ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere ByLock kullanıcısı olan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü’nün organik ve hiyerarşik yapısı içerisindeki bir üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle sanığın silahlı terör örgütü üye olma suçundan, kastının yoğunluğu ve suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmış, işlemiş olduğu suçun Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi gereği cezası yarı oranında artırılmış, geleceği üzerindeki olası etkileri lehine değerlendirilerek TCK’nın 62 nci maddesi uyarınca cezasında indirim yapılmış, örgüt mensubu olduğu anlaşılmakla TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Fiilen kendi kullanımında olan hat üzerinden 2015 Kasım-2016 Şubat ayları arasında ByLock kullandığının tespiti, tespit değerlendirme tutanağına göre ByLock programını 475961 ID numarasıyla, -maszy08- kullanıcı adıyla kullandığı(zy harflerinin sanığın ad soyadının kısaltması olduğu), ardışık ve tayine tabi biçimde örgütle iltisaklı ve sonradan kapatılan özel eğitim kurumlarında çalışma kayıtlarının bulunması bir arada değerlendirildiğinde, örgütle bağlantılı farklı illerdeki birden çok özel eğitim kurumunda ardı ardına çalışma kayıtları bulunan öğretmen/müdür yardımcısı olarak çalışan, ByLock kullanıcısı olan ve program üzerinden yazışmalarda bulunan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün organik ve hiyerarşik yapısına dahil olduğu, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2-Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş ancak;
Anayasa’nın 138/1 inci maddesi hükmüne göre, TCK’nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik, örgüt içindeki konumu ve kaldığı süre, faaliyetlerinin nitelik süreklilik ve çeşitliliği gözetilerek işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken; dosya içerisinde bulunan deliller dikkate alındığında yetersiz gerekçe ile suçun unsurları ayrıca teşdit sebebi kabul edilerek temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/3 üncü maddesine aykırı olarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiin temyiz talebi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 03.04.2019 tarihli ve 2018/1869 Esas, 2019/524 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.