YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10746
KARAR NO : 2011/16093
KARAR TARİHİ : 24.10.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalı ile kadimden beri ortak olarak kullandıkları su kaynağının davalının kazı çalışmaları nedeniyle kuruduğu ileri sürülerek suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir.
Davalı, şahsına ait havuz ile birlikte kullandıkları ve murislerinden intikal eden dava konusu su kaynağının bir ilgisi bulunmadığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur.
Mahkemece, yapılan keşif sonucu davalının yapmış olduğu “yarma” nedeniyle kadimden beri ortak kullanılan su kaynağının kesildiğinin sabit olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Yeraltı suları genel sulardan olup, kadim ve öncelik hakkı nazara alınmak koşuluyla herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Hükme esas alınan bilirkişi (Jeoloji Mühendisi) raporunda; su bulmak için yapılan yarmanın kadimden beri tarafların birlikte kullandıkları kaynağın debisini etkileyeceği ifade edilmiştir. Ancak, mahkemece, davalıya ait kuyunun kapatılması halinde suyun eski hale dönüp dönmeyeceği hususu araştırılıp saptanmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; bilirkişiden bu konuda inceleme ve araştırma yapmasını istemek, şayet suyun eski hale dönmesi mümkün değil ise davalının açmış olduğu yarmadan tarafların ihtiyaçları saptanmak suretiyle gerekirse tarafların sudan ortaklaşa yararlanabileceği bir su düzeneği ve su rejimi oluşturmak ve sonucuna göre hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır. Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.