YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12995
KARAR NO : 2011/18125
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (KAPATILAN ŞİŞLİ 1.A.H.M.)
Dava dilekçesinde 7.560 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde, kayımla idare edilen ve üzerinde 7 katlı bina bulunan taşınmazın 14 nolu bağımsız bölümünün davalı tarafından kullanıldığı ileri sürülerek, 01.01.2003 ile 31.12.2008 tarihleri arası için toplam 7.560,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili 21.3.2011 tarihli cevap dilekçesinde dava konusu taşınmaza malik sıfatı ile zilyed olan şahıslarca tapu iptal ve tescil davası açıldığı belirtilerek, bu davanın bekletici mesele yapılması talep edilmiştir. Kazandırıcı zamanışımı nedeniyle ana taşınmazın tapusunun iptaliye zilyedleri adına tesciline ilişkin dava eldeki bu davanın sonucunu etkileyecek niteliktedir. Bu nedenle, davalı vekilince bildirilen Şişli 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/125 E sayılı dava dosyası celbedilip incelenmeden, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir.
Öte yandan, HGK’nun 2011/3-242 E ve 2011/392 K. sayılı kararında 3561 sayılı Yasa uyarınca atanan kayyımın gaip kişi adına yaptığı iş ve işlemlerde Hazineyi temsilen değil, gaip kişi adına hareket ettiği, onun hak ve menfaatlerini koruduğu, taşıdığı kayyımlık sıfatı ile açtığı davanın da 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamında harçtan … olmadığı belirtilmiştir. Aynı kararda, 3561 sayılı Kanunun 2/son maddesinde de yargı harçlarından muafiyete ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı ve açıkça yer verilmeyen yargı harcının 3561sayılı kanunun md.2/son kapsamında değerlendirelemeyeceği kabul edilmiştir.
O halde, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dava açılırken alınması gereken yargı harçları tahsil edilmeden yargılamaya devamla hüküm tesisi de doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.