Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/23014 E. 2011/6650 K. 19.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/23014
KARAR NO : 2011/6650
KARAR TARİHİ : 19.04.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 14.646,11 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’ün 13.12.2005 tarihinde adına tescil edilen aracın diğer davalı Aviva Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, 15.12.2005 tarihinde kaza geçirmesi sonucunda aracın dava dışı …’e satıldığını, davacının aracı …’dan 10.000 TL’ye satın aldığını, trafik kaydında …’ün banka borcu nedeniyle rehin şerhinin bulunduğunu, aracın devrini alamadığını ve …’ün borcu nedeniyle daha sonra haczedildiğini, bu arada aracın devrini almak düşüncesi ile zorunlu ve faydalı masraf yaptığını, dava dışı …’a ödenen araç bedeli 10.000 TL’nin Bolu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile geri aldığını, ancak araç için yapılan masraf bedeli kadar davalıların sebepsiz zenginleştiğini belirterek 14.646 TL tamir, bakım ve onarım bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, duruşmalara gelmediği gibi cevap dilekçesi de vermemiş, diğer davalı………., Sigorta A.Ş. vekili ise cevabında, davalı … adına aracın Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, kazadan sonra aracın rehinli alacaklısı Akbank’a sigorta bedelinin ödendiğini, bankanın müşteri borcuna mahsup etmediğini ve aracın haczedildiğini, davacı ile aralarında bir akit bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 14.646,11 TL’nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı Aviva Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Davalı … adına kayıtlı ve diğer davalı … tarafından sigortalanan aracın kaza geçirmesi nedeniyle önce dava dışı …’e, sonra da davacıya haricen satıldığı ve aracın davacının elinde bulunduğu sırada davalı …’ün borcundan dolayı haczedilerek davacıdan alındığı anlaşılmaktadır.
Davada, dava konusu araca davacı tarafından yapılan zorunlu ve faydalı masraf bedeli talep edilmektedir.
Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının sebebi zarar değil, alacaklının (davacının) malvarlığında meydana gelen eksilmedir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır.
Bilirkişi raporuna göre davacının yaptırdığı faydalı ve zorunlu masraf bedeli 14.646,11 TL olarak açıklanmıştır. Dava konusu aracın davacı tarafından bakım, tamir ve onarım yapıldıktan sonra davalı …’ün borcundan dolayı haczedilerek davacının elinden alındığına göre davada masraf bedeli kadar sebepsiz zenginleşen kişinin davalı ……, olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü sebepsiz zenginleşme kurumunun en önemli özelliklerinden biri olan şahsilik prensibi gereğince, kime karşı zenginleşme oluştuysa ona karşı talepde bulunulması gerekir.
Davalı …., Sigorta A.Ş. yönünden bir zenginleşme olmadığına göre, mahkemece; bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.