Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/10613 E. 2010/11995 K. 05.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10613
KARAR NO : 2010/11995
KARAR TARİHİ : 05.07.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde suya vaki el atmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davacılara ait 434 parselden çıkan suyun davalı tarafından borularla götürülmek suretiyle müdahale edildiği ileri sürülerek suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir.
Davalı, suyun genel su olduğu nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan keşif sonrası dava konusu suyun davacılara ait 434 parselden çıkmadığı (dere yatağından çıktığı) bu haliyle genel su olduğu ve müdahalenin ispat edilemediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı … yönünden; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,davacının temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı … yönünden ise;
Kural olarak, genel sulardan herkes, kadim ya da öncelikli kullanım haklarını engellememek koşuluyla faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Somut olayda, yapılan keşif sonucu dere yatağından çıkan suyun genel su olduğu anlaşılmaktadır. Davalı … savunmasında dava konusu sudan öncelikle kendisinin yararlandığını ileri sürerek muaraza çıkardığına göre taraflar arasında mevcut suyun kullanımına ilişkin uyuşmazlığın bulunduğu açık olup bu hususun ayrıca ispatı aranmaz.
Bu durumda mahkemece, mahallinde üç kişilik (fen, jeoloji, tarım) bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak tarafların suya olan ihtiyaç ve suyun yeterlilik durumları usulünce belirlenmeli buna göre her iki tarafında ihtiyacını en uygun şekilde karşılayacak su rejimi oluşturmak suretiyle ihtilafı çözecek şekilde bir karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.7.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.