YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7363
KARAR NO : 2010/12038
KARAR TARİHİ : 05.07.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira akdinin iptali ile fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla 2.000 TL tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, davacı ile davalı firma arasında düzenlenen kira sözleşmesinde kira süresinin 10 yıl, kira bedelinin ise yıllık 2.000 TL olarak kararlaştırıldığının yazılı olduğunu, ancak davalı firma yetkilisinin kira süresinin 2 yıl ve kira bedelinin yıllık 6.000 TL olduğunu bildirmesi nedeniyle okuma – yazma bilmeyen davacının sözleşmeyi imzaladığını ileri sürerek; kira sözleşmesinin geçersiz kılınmasını ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kira bedelini değiştirmek amacıyla hareket eden davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığı gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, çekişmeli taşınmaz davacı tarafından davalıya 10 yıl süreyle kiralanmış olup, davacının, başlangıçtan itibaren geçersiz olduğunu ileri sürdüğü kira sözleşmesinin iptalini istediği anlaşılmaktadır.
Tarafların dayandığı ve mahkemeye ibraz edilen 10 yıl süreli kira sözleşmesine göre yıllık kira bedeli 2.000 TL olup, kira süresince ödenmesi gereken kira bedeli toplamı dava tarihi itibariyle 7.080 TL olan görev sınırının üzerindedir.
O halde mahkemece; davaya bakmakla görevli olan mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu düşünülmeksizin davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.