YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/273
KARAR NO : 2011/7038
KARAR TARİHİ : 25.04.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava ve ıslah dilekçesinde 1460,59 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili kurumda çalışan davalının anne ve babasının bağkurlu olması nedeniyle bağkurun sağlık hizmetlerinden yararlanması gerekirken müvekkil kurum nezdinde sağlık karnesi çıkartılarak, müvekkilinin sağlık hizmetlerinden yararlandıklarını, 1998 ile 2003 yılları arasında müvekkil kurum tarafından davalının anne ve babası için yersiz olarak 835 TL sağlık harcaması ödendiğini, bu ödeme ile ilgili olarak 835 TL asıl alacak ve bu alacağın işlemiş faizi olan 1144.62 TL’nin toplamı olarak 1980,26 TL alacağın davalıdan istendiğini, ancak davalının bu bedelin asıl alacak kısmı olan 835 TL’yi dava öncesinde ödediğini, işlemiş faizini ödeyemeyeceğini bildirdiğini, bu nedenle de işlemiş faiz alacağı ile ilgili olarak dava dilekçesinde 1144,62 TL ıslah dilekçesinde 315,97 TL toplam 1460,59 TL’nin davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir.
Davalı savunmasında, asıl alacak olan 835 TL’yi davacı kurum ödemeyi taahhüt ettiğini ve ödediğini, işlemiş faizin ise temerrüd gerçekleşmediği için ödemediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
BK. 101. maddesine göre “muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtariyle mutemerrid olur” hükmü yer almaktadır.
Temerrüd ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretlerde gerçekleşir.
Somut olayda; dava edilen alacak işlemiş faiz alacağıdır. Bu durumda mahkemece davalının dava tarihi öncesinde temerrüde düşürülüp düşürülmediği, düşürülmüş ise ne zaman temerrüde düşürüldüğü tam olarak tespit edilip, sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.