YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13467
KARAR NO : 2013/6327
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 12/06/2009
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanık … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 65/a, 5237 sayılı TCK’nın 53/1, 52/2, 51 maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme
2- Sanık … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 65/a, 5237 sayılı TCK’nın 53/1, 52/2 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318 ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık …’in, diğer sanık …’ın ortağı olduğu şirkette kepçe operatörü olarak çalıştığı, İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 15/11/1995 tarih ve 7755 sayılı kararı ile 3. derece doğal sit alanı olarak tescilli bölgede kalan Maliye Hazinesi’ne ait taşınmazın sanık … tarafından iş makinesi ile tesviye edilmesi üzerine adı geçen sanık ile onun işvereni olan sanık … hakkında kamu davası açıldığı, sanık …’in kovuşturma aşamasında verdiği ifadede, sanık …’un görevlendirmesi ve onun talimatı ile arazi üzerinde tesviye işlemi gerçekleştirdiğini beyan ettiği, sanık …’un ise, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığı’nda yaptığı savunmada, sanık …’in su kanalı açmak için kepçeyi kullanmak üzere kendisinden izin istediğini, kendisinin de işlemin nerede gerçekleştirileceğini bilmeden adı geçen sanığa izin verdiğini söylediği, sanıkların sözü edilen savunmaları arasında çelişkiler bulunduğu ve suçlamayı birbirlerine yönelttikleri anlaşılmakla, aralarında menfaat çatışması mevcut olan her iki sanığın farklı müdafiler ile temsil edilmeleri sağlanarak, olayın nasıl geliştiği hususunda ayrıntılı savunmalarının alınması suretiyle maddi gerçeğin her türlü şüpheden uzak biçimde tespiti ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1- Dosya içerisinde mevcut 17/12/2007 tarihli bilirkişi raporunda, 3. derece doğal sit alanında gerçekleştirilen tesviye işleminin alana fiziki müdahale teşkil etmekle birlikte, doğal yapının bütünselliğini bozucu nitelik taşıdığının belirtilmesi karşısında, dava konusu eylemin 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 65/b maddesine temas eden suçu oluşturduğu gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile aynı Kanunun 65/a maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü tesisi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen sanık … hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağının, sanık … hakkında ise, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Hapis cezası ertelenen sanık … hakkında denetim süresi belirlenirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
4- Katılan kurum lehine vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınması yerine, sadece sanık …’dan tahsiline hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.