Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/11731 E. 2010/14690 K. 21.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11731
KARAR NO : 2010/14690
KARAR TARİHİ : 21.09.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2.409 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının akademik ziyaret için gittiği ABD gezisinde fazla harcırah aldığını, fazla ödenen 2.409 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevabında, ödemelerin Dünya Bankası tarafından karşılandığını, fazla ödeme bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece; ödemenin Dünya Bankası tarafından yapılması nedeniyle davacının bir zararının bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanlığı ile İş ve İşçi Bulma Kurumu arasında 11.1.1999 ve 5.9.2000 tarihlerinde iki ayrı İstihdam ve Danışmanlık Hizmetleri Üniversite Eğitim programı ile ilgili yapılan protokole göre proje kapsamında görev alan öğretim elemanlarına günlük 110 USD ödenmesi kararlaştırılmıştır.
Davada, söz konusu proje kapsamında görev alan öğretim görevlisi davalıdan fazla ödenen harcırah bedelinin BK’nun 62.maddesi gereğince tahsili talep edilmektedir.
BK’nun 62.maddesine göre, borçlu olmadığı bir şeyi kendisini borçlu zannederek hataen isteği ile ödenmesi halinde, yapılan fazla ödemenin borçludan istirdadı talep edilir. Bilirkişi raporuna göre, davalının ABD’ne geçici görevle gittiği 25.12.2000-09.01.2001 tarihleri arasında 3.500 USD karşılığı 2.409,96 TL ödendiği, oysa alması gereken miktarın 1.346,50 USD karşılığı 910,25 TL olduğundan davalıya davacı idare tarafından 1.499,70 TL fazla ödeme yapıldığı açıklanmıştır.
Mahkemece; konusu aynı olan başka mahkeme dosyasında bulunan bilirkişi raporunun esasa alınması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı kabul edildiğine göre, farklı bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınarak, gerekirse çelişkinin giderilmesi için ek rapor temin edilerek oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,21.9.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.