Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1989 E. 2023/5745 K. 11.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1989
KARAR NO : 2023/5745
KARAR TARİHİ : 11.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün önlenmesi ve ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden olduğunu ve Arkas unvanıyla faaliyet gösteren müvekkilinin tanınmış firma olduğunu, aynı zamanda ”ARKAS” markasının tescilli sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin tescilli markasını ticaret unvanında kullandığını, kendi markasıyla iltibas yaratarak müvekkili şirketin piyasadaki itibarından faydalanmak istediğini ileri sürerek davalının müvekkilinin marka hakkına yönelik tecavüzünün önlenmesine, davalı şirketin “ARKAS” ibareli unvanının ticaret sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasal bir kullanımının olmadığını, ”ARKAS” ibaresinin ticaret unvanı olarak kullanıldığını, müvekkilinin mal ve hizmetlerinde farklı bir marka kullandığını, Alman bir firmanın bayisi olduğunu, çok sayıda ”ARKAS” unvanlı şirketin bulunduğunu, müvekkilinin uzun süredir kullanımı da dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu uyuşmazlıkla ilgili bilirkişi raporu alındığı, davalının markasal kullanımının söz konusu olmadığı, tarafların ticari faaliyet alanlarının farklı olduğu, aynı zamanda davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Arkas Holding A.Ş. olarak ”ARKAS” markasının tescilli sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin tescilli markasını ticaret unvanında, web sayfasında ve kartvizitlerinde kullanmak suretiyle iltibas yaratarak müvekkili şirketin piyasadaki itibarından faydalanmak istediğini beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli ticaret unvanı kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağından değerlendirmenin sadece davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu iddia edilen davalı ticaret unvanının, davacının markası ile iltibas oluşturacak şekilde markasal kullanımı bulunup bulunamadığı hususlarıyla ilgili olarak yapılması gerektiği, bu hususta dosyaya sunulan deliller ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, davalının markasal kullanımının bulunmadığı, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğu, tecavüzün varlığının ispatlanamadığına ilişkin değerlendirmenin yerinde olduğu, ancak davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı yönündeki değerlendirmenin yerinde olmadığı ancak mahkemenin sonuç itibariyle davanın reddi kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ”ARKAS” markasının tescilli sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin tescilli markasını ticaret unvanında, web sayfasında ve kartvizitlerinde kullanarak marka hakkına tecavüz ettiğini, tüketicilerin davalı şirketi davacıyla irtibatlı olduğunu düşünebileceğini, müvekkilinin tanınmış olduğunu, davalının açıkça kötü niyetli olduğunu ve haksız kazanç elde etmek istediğini, beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve davalı ticaret unvanında bulunan ”ARKAS” ibaresinin ticaret sicilinden silinmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7 ve 29 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.