Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/15523 E. 2010/17890 K. 02.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15523
KARAR NO : 2010/17890
KARAR TARİHİ : 02.11.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2.186,57 TL alacağın tahsili amacıyla itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.166 Tl için itirazın iptali cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, … komisyonculuğu yapan davacının davalıya ev gösterdiğini, davalının davacıyı devre dışı bırakarak mal sahibi ile anlaşıp evi kiraladığını, komisyon bedeli olarak taşınmazın yıllık kira bedelinin %18+KDV karşılığı 2.166 TL nın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davacı vekili cevabında, yer gösterme belgesini imzaladığını, ancak davacının yer göstermediğini beyan etmiştir.
Mahkemece; davalının davacıyı devre dışı bırakarak dava konusu mecuru kiralaması nedeniyle yıllık kira bedelinin %18+KDV karşılığı 2.166 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
BK. nun md. 404/3’e uyarınca “Gayrimenkul tellallığı sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerlik kazanmaz” Hükümde yer … şekil … geçerlilik şartıdır. Şekil, sözleşmenin geçerlilik şartı olarak öngörüldüğü takdirde yazılı sözleşmenin tellallık sözleşmesinin unsurlarını kapsaması gerekir. Taraflar arasında düzenlenen belge ise “… görme belgesi ” başlığını taşımakta, sözleşme metninde ise yalnızca sözkonusu taşınmazın gösterildiğinden ve ceza koşulundan sözedilmektedir.
BK.nun 404/ilk hükmüne göre tellal ücret karşılığında bir aktin icrasına aracılık etmeyi üstlenir. Bu unsurları içermeyen “… gösterme belgesi” olarak düzenlenen yazılı belge tellallık sözleşmesi olarak geçerli sayılamaz. Bu itibarla taraflar arasındaki hukuki ilişkide tellallık sözleşmesi olarak nitelendirilemez.

O nedenle davanın, reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 2.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.