Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/1830 E. 2011/5609 K. 05.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1830
KARAR NO : 2011/5609
KARAR TARİHİ : 05.04.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde kira parasının 01.01.2010 gününden başlayarak aylık kira parasının 940.00 lira olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Kurum’a ait işhanındaki bürolarda kiracı bulunan davalının oturduğu büroların 01.01.2010 tarihinden geçerli olmak üzere aylık 940.00 TL olarak tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; yasal süre içinde tebliğ edilen ihtarname bulunmadığından eldeki davanın 19.3.2010 tarihinde açıldığı, bu durumda davacı tarafından 01.01.2010-31.12.2010 dönemine münhasıran kira artışı istenemeyeceğinden ve davacının bir sonraki dönem kira parasının tesbitini de istemediğinden davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu büroların taraflar arasında kararlaştırılan kira sözleşmesi 28.4.1998 başlangıç tarihli olup 1 yıl sürelidir. Artırım şartı da bulunmamaktadır.
Somut olayda; vakfın yeni dönemdeki kira artış talebinin sözleşmenin bitiminden en az 15 gün önce tebliğ edilen ihtarname bulunmadığından bahisle dava reddedilmiştir. Dava konusu yerde uzun yıllar kiracı olarak bulunan davalı ile davacı arasındaki sözleşmenin 6570 sayılı yasanın 11.maddesi gereğince (artırılarak) yenilenegeldiği, kiralayanın kiranın artırılması talebini içeren resmi yazının tebliğ edilemediğine dair tutanak davacının artış iradesini göstermektedir. Tüm bunlar dikkate alındığında davacı kurumun iradesinin sözleşmenin feshi değil yeni döneme ilişkin kira parasının tesbitine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Kaldı ki 2886 sayılı yasanın 75.maddesi kapsamında bulunan dava konusu taşınmazlardan kira sözleşmesi bitiminde tahliye hakkı bulunan davacı kurumun iradesini bu yönde değil de kira parasının tesbitine yönelik kullanması karşısında 15 günlük tebliğ süresi kaçırıldığından bahisle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.