Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/19691 E. 2013/7633 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19691
KARAR NO : 2013/7633
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanıklar …, … ve …hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesigereğince beraat
2- Sanıklar … ve … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52/2,53/1, 51 maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar …, … ve …’ın beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından, sanıklar … ve …’ın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, katılan vekili ile sanıklar …, … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına davaya katılma talebinde bulunulduğu ve talebe atfen “müşteki kurumun” katılan olarak kabulüne karar verildiği halde, gerekçeli karar başlığında …’nun katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 10.03.1979 tarih ve A-1605 sayılı kararıyla 2. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil ve ilan edilen alanda yer alan, Şanlıurfa İli, Harran İlçesi, Merkez, Harran Köyü, 226 parselde, izinsiz inşaat yapıldığına dair, suç tarihinde emniyet görevlileri tarafından tutanak tutulduğu, dosya içerisinde mevcut, inşaat mühendisi bilirkişinin raporuna göre, dava konusu olan taşınmazın, Harran sur harabeleri içinde, şahsın kendi avlusu içerisinde 1,5 metre yüksekliğinde briket ana bölme duvar yaptığı, başkaca bir çalışmanın olmadığı, söz konusu yapının 2863 sayılı kanun kapsamında inşai ve fiziki müdahale olduğunun bildirildiği anlaşılmakla;
1- Sanıklar …, …, … ve … hakkındaki temyiz isteminin incelenmesinde:
Koruma altına alınan yerde inşaat yaptırmak için, ilgili koruma kurulundan izin alması gereken kişinin inşaat sahibi olduğu, sanıklar …, … ve …’ın işçi oldukları, bu sanıkların izin almak gibi bir sorumluluklarının bulunmadığı, kaldı ki, inşaat sahibinin ilgili yerlere müracaat edip, izin alıp almadığını bilebilecek durumda olmadıklarının anlaşılması karşısında, mahkemece sanıklar …, … ve …’ın beraatlerine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamede bu sanıkların cezalandırılmaları istemiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiş olup, inşaat sahibi sanık …’ın mahkumiyetine karar verilmesinde de isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …’ın kararın kanuna aykırı olduğuna, katılan vekilinin beraat eden sanıkların cezalandırılmaları gerektiğine ve sanık … hakkında verilen cezanın ertelenmesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, bu hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
2- Hapis cezası ertelenen sanık … hakkında denetim süresi belirlenirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık … ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının sanık …’a ilişkin 2. bendinin (f) paragrafından sonra gelmek üzere hükme “Sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” cümlesinin, (h) paragrafının başına “5237 sayılı TCK’nın 51/3 maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilerek, sanıklar …, … ve … hakkında hükmün doğrudan, sanık … hakkındaki hüküm isteme kısmen aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında yapılan temyiz isteminin incelenmesine gelince :
Koruma altına alınan yerde inşaat yaptırmak için, ilgili koruma kurulundan izin alması gereken kişinin inşaat sahibi olduğu, sanık …’ın işçi olduğu, bu sanığın izin almak gibi bir sorumluluğunun bulunmadığı, kaldı ki, inşaat sahibinin ilgili yerlere müracaat edip, izin alıp almadığını bilebilecek durumda olmadığının anlaşılması karşısında sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, bu hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
2- Hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi belirlenirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık … ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.