Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/11866 E. 2010/14947 K. 23.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11866
KARAR NO : 2010/14947
KARAR TARİHİ : 23.09.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 13.500.00 TL (ıslahen 14.400.00 TL) ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; tarafların Kocaeli 2. Aile Mahkemesinin 27/12/2005 günlü ilamı ile boşandıklarını, İzmit ilçesi, … Mah, 44 parsel sayılı, zemin kat 2 nolu bağımız bölüm ile aynı yer 157 parsel sayılı, A Blok 7 nolu bağımsız bölümde 1/2’şer pay sahibi olduklarını, ancak boşanma tarihinden itibaren taşınmazların tamamının davalı tarafından konut olarak kullanılmak ve kiraya verilmek suretiyle tek başına kullanıldığını, 06/02/2007 tarihinde ihtarname keşide edildiğini belirterek, boşanma tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için payları oranında toplam 13.500,00-TL ecrimisilin kademeli yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kiraya verilmek suretiyle kullanılan taşınmaz için boşanma karar tarihinden dava tarihine kadar, davalının konut olarak kullandığı taşınmaz için ihtarname tarihinden dava tarihine kadar olan süre için ecrimisile hükmedilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil, kötü niyetli işgalcinin taşınmazı işgal ettiği dönem için ödemek zorunda olduğu tazminattır (TMK.md.908). Uygulamada taşınmazı kullanan kişi haklı bir sebebe dayandığına inanarak veya bir edim karşılığı, ya da davacının rızası dahilinde kullandığı gerekçesiyle yararlanmayı sürdürüyorsa (harici satış, fiili taksim, kira sözleşmesi, tahsis, tapu kaydı, vs.) bu kullanım kötü niyetli sayılmayacağından tazminat ile sorumlu tutulmamaktadır. Bu gibi hallerde rızanın ortadan kalkması ve tarafların aldıklarını iade etmesine kadar taşınmazı elinde bulundurma haksız sayılamaz.
TMK.nun 185/3, 186/3 maddelerine göre; “Eşler birlikte yaşamak, birbirlerine sadık kalmak, yardımcı olmak zorundadır. Eşler birliğin giderlerine güçleri emek ve malvarlıkları ile katılırlar.”
Bu düzenlemeler ile; evlilik birliğinin geçindirilmesi her iki eşe yüklenmiş bir görev olup, içlerinden birinin bu yükümlülüğünün yerine getirme imkanından yoksun bulunması halinde diğerinin sahip bulunduğu imkanlar dahilinde ona yardımcı olması gerekir.
O halde yukarıda ilke ve esaslar ile evlilik birliği devam ettiği sürece eşlerden birinin diğerine ait taşınmazından yararlanması, yasal ve sosyal destek kabul edilmek gerekirken, davalının tapu kaydına konulan şerh uyarınca aile konutu olarak kullandığı 7 nolu taşınmaz yönünden, boşanma kararının kesinleşme tarihi olan 31.10.2006 tarihinden itibaren ecrimisile hükmetmek gerekirken, boşanma karar tarihi olan 27.12.2005 tarihinden itibaren ecrimisil talebinin kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
Dosyada mevcut davacının gönderdiği ihtarnameye göre 2 nolu taşınmazı 11.3.2006 tarihinden itibaren kiracı olarak … … kullandığının anlaşılmasına ve öncesinde davalının kiraya verdiğine dair delil sunulmamasına rağmen bu tarihten öncesi için de ecrimisil taktiri doğru değildir.
Hakimin taraf talepleri ile bağlı olduğu (HUMK.md.74) gözetilerek 2004 yılı için 4 aylık ecrimisil belirlemek gerekirken, 4 ay 19 gün için kabul kararı verilmek suretiyle talebin aşılması usule uygun görülmemiştir.
Bunlardan ayrı, paylı mülkiyette yönetim giderleri, vergiler ve diğer yükümlülüklerden aksine hüküm yoksa taraflar payları oranında sorumlu olup, payından fazla ödeyen taraf fazlası için diğerine rücu hakkına sahiptir (TMK.md.694). O nedenle, davalının 2 nolu daire için sunduğu onarım masraf belgeleri ve takas mahsup def’i incelenmeksizin sonuca gidilmesi yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,23.09.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.