YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9706
KARAR NO : 2011/15388
KARAR TARİHİ : 13.10.2011
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalının yoksulluk nafakası kararından sonra sigortalı olarak çalışmaya başladığı, davacının ise yeniden evlendiği eşinin hamile olduğu ve 400 TL kira ödediği belirtilerek yoksulluk nafakasının kaldırılması ile geçmiş nafakaların iadesi talep edilmiştir.
Mahkemece, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebi kabul edilmiş, diğer talep yönünden red karşı verilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.
TMK 176/3 maddesine göre; “irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
HGK’nun 07.10.1988 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık,ulaşım,kültür(eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
Yine HGK’nun yerleşik kararlarında “asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması” yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir.
Tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırmasına göre, davacının muhasebecilik yaptığı, 1.750 TL maaş aldığı, eşinin de aynı yerde çalıştığı ve babasına ait evde 400 TL kira ile kaldığı, davalının ise sigortalı olarak çalıştığı 785 TL maaş aldığı anlaşılmış olup davalı kadına 21.09.2006 tarihinden itibaren aylık 200 TL yoksulluk nafakası bağlanmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davalının aldığı maaşın onu yoksulluktan kurtarmayacağı gözetilerek ve davacının nafakanın kaldırılması talebinin içinde (çoğu isteyen azı da ister) indirilmesi talebinin de bulunacağı dikkate alınarak ve TMK 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.