YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10889
KARAR NO : 2011/15968
KARAR TARİHİ : 20.10.2011
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen yardım nafakası davasının yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; müvekkilinin davalının oğlu olduğunu, davalıya ait evde oturduğunu, sakat olup askere de gidemediğini, dışardan yaptığı ödemelerle emekli olup aylık 450 TL emekli maaşı aldığını beyan ederek aylık 700 TL yardım nafakasının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının yardıma muhtaç olmadığını, sakat olmadığını, askerliğe elverişli olmamasının çalışmasına engel olmadığını, dava tarihine kadar geçimini sağlayıp çocuklarını büyüttükten ve emekli olduktan sonra yaşamını sürdüremeyecek kadar yardıma muhtaç olduğunu ileri sürmesinin iyi niyetli olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Yerel Mahkeme davayı kısmen kabul ederek, 300 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada toplanmış delillerden; davacının 48 yaşında olduğu, emekli olup, aylık 551,00-TL emekli maaşı aldığı, evli ve 3 çocuk babası olduğu, çocuklarından birinin asker olduğu, kızının evli olduğu, en küçük çocuğunun ilk öğretim öğrencisi olduğu, geçimini babasına ait tarlalarda babasının traktörü ile çiftçilik yaparak sağladığı, davalının ise 69 yaşında olup, aylık 1300 Euro maaşının olduğu, kanser hastası olduğu, 6 çocuğunun bulunduğu, en küçük kızının üniversite öğrencisi olduğu; eşi ile ayrı yaşadığı ve eşine aylık 500,00-TL tedbir nafakası ödediği anlaşılmıştır.
TMK 364/1 maddesine göre; Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üst soyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.T.M.K’nun 328/1 maddesine göre de; babanın çocuğuna bakma mükellefiyeti onun reşit olmasıyla sona erer.
Yardım nafakasına karar verilebilmesi için nafaka isteyenin yardım edilmemesi halinde yoksulluğa düşeceginin anlaşılması gerekmektedir. Yoksulluğa düşme terimi açıkça çok sıkıntılı bir durumu ve ağır ekonomik koşulları ifade eder. Hükmedilecek yardım nafakasının miktarı yalnızca söz konusu sıkıntılı durumu önlemelidir. Yoksa, yardım nafakası yoluyla nafaka isteyenin geçiminin ve her türlü gereksinmelerinin sağlanması ve somut olayda olduğu gibi bir zenginleşme aracı olarak kullanılması söz konusu değildir. Zira 551,00 TL emekli aylığı olan davacının yoksulluk içinde olduğu kabul edilemez. Bütün bu yönler göz önünde tutulmadan yardım nafakasının amacını aşar bır yorumla davacı lehine yardım nafakasına karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.