YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13146
KARAR NO : 2011/18974
KARAR TARİHİ : 28.11.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Asıl davada nişan hediyelerinin aynen, mümkün olmaması halinde ise bedelinin iadesi; birleşen davada ise nişanın bozulması nedeniyle … 15.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı- (birleşen dosyada davacı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Asıl davada, nişan hediyelerinin aynen iadesi, bunun mümkün olmaması halinde ise bedeli olan 15.000 TL nin tahsili; birleşen davada ise nişanın haksız bozulması nedeniyle 15.000 TL manevi tazminatın faizi ile tahsili talep edilmiştir.
Mahkemece; asıl davanın kabulü ile nişan hediyelerinin aynen iadesine, bunun mümkün olmaması halinde ise bedeli olan 12.180 TL nin tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş; hüküm, davalı (birleşen dosyada davacı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, TMK’ nun 122. maddesinde; “Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir.
Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre nişan hediyelerinin iadesine karar verilebilmesi için; dava konusu şeylerin davalıya, davacı nişanlı tarafından verildiğinin usulüne uygun olarak kanıtlanması gerekir.
Somut olayda ise; tanık olarak dinlenilen davacının babası Feti Geredeli, nişan hediyelerinin kendisi tarafından davalıya verildiğini beyan etmiştir.
Şu durumda, sözkonusu hediyelerin iadesinde davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığının gözetilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.