Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/10129 E. 2011/16551 K. 26.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10129
KARAR NO : 2011/16551
KARAR TARİHİ : 26.10.2011

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı; boşanma davasında lehine iştirak nafakasına hükmedilen oğlu …’ın 01.10.1992 tarihinde doğduğunu, dava tarihi itibariyle reşit olduğunu, bu nedenle daha önce hükmedilen iştirak nafakasının kaldırılması istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73.maddesi uyarınca taraflara usulüne olarak iddia ve savunma için mahkemeye çağırılmadıkça haklarında hüküm kurulamaz. Yargılamanın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp yargılamanın bir an evvel sonuçlandırılabilmesi için öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Bu da çıkarılacak davetiyenin Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun olarak tebliği ile mümkündür.
Somut olayda; davacı tarafın dava dilekçesinde bildirdiği adrese dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildirir tebligat yapılmış, bu tebligat bila tebliğ iade edilmiştir. Mahkemece adres araştırması yapılmamış, dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmemiştir.
Mahkemece, davalının en son adresine yeniden usulüne uygun davetiye gönderildikten ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalının savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.