YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19870
KARAR NO : 2010/1243
KARAR TARİHİ : 02.02.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.432.12 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalı DEDAŞ tarafından enerji nakil hattı geçirmek amacıyla davacının taşınmazına el atılması nedeniyle el atma tarihi 20.08.2007 tarihinden, dava tarihi 02.04.2008 tarihine kadar ürün esasına göre ecrimisil ile kamulaştırma bedelinin tahsili talep edilmiştir.
Davalı vekili cevabında, kamulaştırma bedelinin ödendiğini, ecrimisilin fazla olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporuna göre ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının daha önce karara bağlandığından konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulmuş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamına göre, davalı DEDAŞ tarafından davalı aleyhine 11.08.2008 tarihinde açılan kamulaştırma davasında işgal edilen dava konusu taşınmazın davalı kurum adına irtifak hakkı tesisi ile kamulaştırılması için acele el konulmasına ve taşınmazın bedelinin tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ecrimisil, kötüniyetli şagilin ödemek zorunda olduğu en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın üç ayrı ürüne (buğday-mısır-pamuk) göre getirebileceği gelirin toplamının esas alınması suretiyle ecrimisil bedeli hesaplanmıştır. Oysa davada bir yıllık ecrimisil talep edildiğine göre rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, bilirkişiden ek rapor alınarak işgal edilen taşınmaz ile ilgili bir yıllık ecrimisil bedelinin hesaplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, davanın kısmen kabul edilmesine rağmen davalı yararına vekalet ücretine karar verilmemesi doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu doküman 5070 Sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.