YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/30346
KARAR NO : 2013/7446
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 179/2-3, 53/1-a,b,c,d,e, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve dosya kapsamına göre; alaca karanlık vakti, meskun mahal sınırları dışındaki devlet yolunda, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde, 197,2 promil alkollü olarak sevk ve idare ettiği otomobille seyir halindeyken, bir taraftan cep telefonu ile konuşup, diğer taraftan radyoyu kapatmak istediği sırada, direksiyon hakimiyetini kaybederek, devrilen aracında, hatır taşımacılığı kapsamında yolcu olarak bulunan bir kişinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 179/2. ve 49/1. maddeleri gereğince, 1 ay ile 2 yıl arasında hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan yerel mahkemece, 1 yıl 2 ay olarak belirlenen temel hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, adalet ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki, dosya kapsamıyla uyuşmayacak şekilde takdirde hata ile ve alt sınırdan çok uzaklaşılarak ceza tayin edildiği düşüncesiyle bozma öneren (1) numaralı; 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınacak ilama konu cezanın, 647 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca ertelenmiş olması halinde; ilk mahkumiyete ilişkin hükmün kesinleşme tarihi ile cezanın esasen vaki olmamış sayılacağı tarih arasında yeni bir suç işlenmesi gerektiği; sanığın adli sicil kaydında geçen ve tekerrüre esas alınan Harran Sulh Ceza Mahkemesinin 11.11.2002 tarih, 67 esas, 93 karar sayılı kasten yaralama suçundan erteli para cezası mahkumiyetini içerir ilamın 14.01.2003 tarihinde kesinleştiği ve sanığın sabit görülen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu 26.03.2006 tarihinde işlediği, önceki hükmün kesinleşme tarihi olan 14.01.2003 tarihi ile cezanın esasen vaki olmamış sayılacağı tarih olan 12.11.2007 tarihleri arasında, 26.03.2006 tarihinde işlenen sonraki suç bakımından tekerrür koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki tekerrüre esas alınan ilamın niteliği ve kesinleşme tarihine göre mükerrirliğin oluşmadığı düşüncesiyle bozma öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Bozmaya uyulduğu halde, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerekirken, anılan maddenin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde belirtilen haklar açıkça yazıldıktan sonra, “5237 sayılı TCK’nun 53/2. maddesi gereğince 53/1-a,b,d,e maddelerinde öngörülen hak yoksunluklarının hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam etmesine, 53/1-c maddesinde öngörülen hak yoksunluğunun şartlı tahliye tarihine kadar devam etmesine,” şeklinde, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkilerin kullanılması yönündeki yoksunluğun, diğer kişiler yönünden “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” devam edeceğini öngörmeyecek ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturacak biçimde, bozma gereği yerine getirilmemek suretiyle hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının hak yoksunluğu uygulamasına ilişkin 6. paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanunun 53/2. maddesi gereğince “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar”; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanunun 53/3. maddesi gereğince “koşullu salıverilmesine kadar”, diğer kişiler bakımından 5237 Sayılı TCK’nın 53/2. maddesi gereğince “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” yoksun bırakılmasına yazılması ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.