YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19520
KARAR NO : 2011/18524
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, boşanma kararı ile davalı kadına 300 TL yoksulluk nafakası, müşterek çocuklara 150’şer TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, boşanma kararından sonra davacının asgari ücretle çalışmaya başladığını, gelirinin azaldığını, yeniden evlendiğini belirterek yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılmasını, bu olmadığı taktirde yoksulluk nafakasının 300 TL’den 100 TL’ye, iştirak nafakasının 150’şer TL den 75’er TL’ye indirilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının ekonomik durumunun boşanma davası sırasında nasılsa şimdide aynı olduğunu, çocukların giderlerinin arttığını beyan etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının 300 TL’den 100 TL’ye, iştirak nafakasının 150’şer TL den 100’er TL’ye indirilmesine karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davada, davacının gelirinin azalması nedeniyle, boşanma kararı ile hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılması, olmadığında indirilmesi talep edilmektedir.
Taraflar arasında görülen boşanma davasında mahkemece, 12.12.2005 tarihli karar ile tarafların boşanmalarına, kadın için 300 TL yoksulluk nafakasına, müşterek çocuklar (1998 ve 2004 doğumlu) için ayrı ayrı 150’şer TL iştirak nafakasına karar verilmiş, hüküm Yargıtay 2.Hukuk Dairesince onanarak 24.03.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Boşanma davasında yapılan sosyal-ekonomik durumun araştırılmasına ilişkin yazıda davacının babasının yanında şoför olarak çalıştığı, aylık 500 TL aldığı belirtilmiştir.
Dava sırasında yapılan araştırmada ise davacının tekstil atölyesinde şoför olarak çalıştığı, 670 TL aldığı ve babasının evinde oturduğu açıklanmıştır. Tanık beyanlarına göre de davacının boşanma davası sırasında ve halen babası ve kardeşleri ile birlikte aile şirketinin bulunduğu ve davacının orada çalıştığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının boşanma davası sırasında ve şimdiki durumu arasında sosyal ve ekonomik yönden önemli bir değişiklik olmadığı anlaşıldığına göre, mahkemece; boşanma kararı ile hükmedilen nafakaların miktarı da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.