Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/11070 E. 2011/18847 K. 28.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11070
KARAR NO : 2011/18847
KARAR TARİHİ : 28.11.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 6.500,00 TL borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davacı kiracı tarafından kira süresi sona ermeden tahliye edilmesi nedeniyle özel şart uyarınca kira dönemi sonuna kadar olan kira parasının tahsili istemli ve 6500,00 TL bedelli takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir.
Mahkemenin tahliye tarihine (11.04.2008) kadar olan kira borcu yönünden davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmü, dairemizin 03.05.2010 tarih ve 2010/5960-7817 sayılı ilamı ile; “…taşınmazın aynı şartlarla ne kadar sürede kiraya verileceğinin saptanması ve bu süre göz önünde tutularak ceza koşulu indirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece, bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu ile belirlenen 5 785,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak, taraflardan yalnız birinin temyiz etmiş olması halinde, temyiz eden lehine verilen bozma kararına uyan mahkeme, temyiz eden aleyhine yeni bir hüküm veremez. Başka bir ifade ile aleyhe hüküm verme yasağı nedeniyle mahkeme, davalının tahsil edeceği miktarı bozmadan sonra artıramaz.
Somut olayda, her ne kadar bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de bozmadan önce davalı aleyhine hükmedilen miktar 5 416,67 TL olup, yalnız davalı tarafından temyiz edilmiş olması sebebiyle bu miktar için davalı taraf lehine bir mükteseb hak doğduğu halde, mahkemece, bu husus nazara alınmaksızın 5 785,00 TL borçlu olmadığının tespitine yönelik hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.