YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4493
KARAR NO : 2010/5604
KARAR TARİHİ : 01.04.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; müvekkilinin Muratlı Aile Mahkemesinin 9.2.2006 tarihli kararı ile boşandığını ve davalı tarafa boşanma sırasında herhangi bir işte çalışmaması nedeniyle 150,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, ancak özellikle 2008 yılının Mayıs ayında davalının düzenli bir işe girdiğini, ayrıca ekonomik kriz nedeniyle müvekkilinin ödeme gücünün bulunmadığnıı belirterek yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; asgari ücret düzeyinde geliri olduğunu, hayat koşullarının ağırlaştığını, ihtiyaçlarını karşılamasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalının elde ettiği kazancın onu yoksulluktan kurtarmayacağı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK nun 176. maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.
Hukuk Genel Kurulunun yerleşik kararlarında “asgari ücretle çalışılmakta bulunulması” yoksulluk nafakası bağlanmasını veya yoksulluk nafakasının ortadan kaldırılmasını gerektiren bir durum olarak kabul edilmemiştir.
Ancak, kaldırma talebi, azaltma talebini de içermekte olup, bu durum nafakanın miktarını tayinde ve indirilmesinde etken olarak dikkate alınmalıdır.
Tarafların sosyo-ekonomik durumlarının araştırılması sonucu; davacının halen asgari ücretle çalıştığı, ailesi ile oturduğu, mal varlığının bulunmadığı, davalının da mayıs 2008 tarihinden itibaren asgari ücretle çalıştığı, ailesi ile köyde yaşadığı anlaşılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davalının boşanma davasından sonra asgari ücretle çalışmaya başlaması onu yoksulluktan kurtarmasa bile, hakkaniyet gereği şimdilik nafakanın uygun bir miktara indirilmesine karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek. halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.