YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/37682
KARAR NO : 2023/3372
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak, Terör örgütü propagandası yapmak
SUÇ TARİHLERİ : 30.11.2016 (her iki sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden), 26.11.2016 (sanık … hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçu yönünden), 30.10.2015 (sanık … hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçu yönünden)
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii ve sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma
Tutuklu yargılanan sanık …’un mahkumiyetine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün istinafı üzerine verilen, Bölge Adliye Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli ve 2020/386 Esas, 2020/528 Karar, sayılı istinaf isteminin esastan reddine dair kararının, elektronik adresine ulaştırılmasını müteakip görevlendirilen müdafiince 25.06.2020 tarihinde açılıp, 30.06.2020 tarihinde de okunmuş sayılması sureti ile tebliğ edilmesine rağmen müdafiince süresinde kanun yoluna başvurulmadığından kesinleştirilerek infazına başlanması üzerine bu kez sanığın, 11.12.2020 tarihli, temyiz sebeplerini muhtevi dilekçesinde hukuka aykırı gerekçeli kararın tarafına tebliğ edilmediğini de belirterek temyiz talebinde bulunduğu, anılan Dairenin ise, 18.12.2020 tarihli ek karar ile süresinde kanun yoluna başvurulmadığından sanığın temyiz talebinin reddine karar verildiği görülmüş ise de; Dairemizce kabul edilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Kararı, sayılı kararına nazaran, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın, içeriği hakkında bilgi sahibi olma hakkı bulunan ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması halinde de eski hale getirme imkânı olan sanığa, Tebligat Kanununun 11 inci maddesinin son cümlesi uyarınca kararın tebliğ edilmediği göz önüne alınarak, öğrenme üzerine sanık tarafından verilen dilekçe, 5271 sayılı Kanunun 40-42 nci maddeleri kapsamında değerlendirilerek yasal şartları taşıdığı ve temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu benimsenerek, talebin süresinde olmadığından bahisle verilen redde ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli ve … Karar sayılı ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2020 tarihli ve …. sayılı Kararı ile sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; terör örgütü propagandası yapmak suçundan ise 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) yedinci maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarında 3 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2018 tarihli ve 2018/3953 Esas sayılı iddianamesi ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan 2018/198 E., sayılı kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince reddine, karar verilmiştir.
Sanık … hakkında ise, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2018 tarihli ve 2018/3953 Esas sayılı iddianamesi ile 6136 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin 2 nci fıkrası gereğince cezalandırılması için açılan kamu davasının tefrikine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; terör örgütü propagandası yapmak suçundan ise 3713 sayılı Kanun’un yedinci maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarında 3 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Her iki sanık yönünden de gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürelerin verilen cezalardan 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesince mahsubuna karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2020/386 Esas, 2020/528 sayılı Kararı ile sanıklar müdafiilerinin mahkumiyet hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Karar elektronik tebligat yöntemi ile sanık … müdafii avukat …’e ve sanık … müdafii avukat …’a gönderilmiş, her ikisi için karar 30.06.2020 tarihinde okundu sayılmıştır. 10.07.2020 tarihinde sanık … müdafii kararı temyiz etmiştir. Sanık … müdafii ise temyiz başvurusunda bulunmamıştır.
Sanık … yönünden verilen hükümler, İstinaf Mahkemesinin 02.09.2020 tarihli kesinleşme şerhine göre temyiz edilmediğinden, 16.07.2020 tarihinde kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 07.09.2020 tarihli yazıları ile kesinleşen hükümler infaza gönderilmiştir.
3. Ceza infaz kurumu aracılığı ile İstinaf Mahkemesine gönderdiği 11.12.2020 tarihli dilekçesi ile sanık …, kararı temyiz/itiraz etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli ve 2020/386 Esas, 2020/528 sayılı ek kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine daire kararın sanık müdafiine 30.06.2020 tarihinde elektronik tebligat yöntemi ile usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve temyiz edilmeden 16.07.2020 tarihinde kesinleştiği, sanığın ise karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 15 günlük yasal süre geçtikten sonra temyiz yasa yoluna başvurduğu anlaşıldığından, aynı Kanun’un 296 ınci maddesinin 1 fıkrası uyarınca sanığın temyiz isteminin reddine, karar verilmiştir.
25.12.2020 tarihinde ek karar sanık …’a tebellüğ edilmiş, 30.12.2020 tarihli dilekçesi ile de sanık, ek kararı temyiz etmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2020 tarihli, sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddi ile hükmün onanması, görüşünü içerir Tebliğnamesi ile Dairemize tevdi olunmuştur.
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.09.2022 tarihli ve 2021/3946 Esas, 2022/4990 sayılı Kararı ile; sanık …’un temyiz istemi dikkate alınarak ek tebliğname düzenlendikten sonra gönderilmesi için dosyanın, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2022 tarihli, sanık … hakkında verilen ek kararın kaldırılarak, sanığın terör örgütü propagandası yapmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddi ile hükmün onanması,silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden ise hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bozulması görüşünü içerir Ek Tebliğnamesi ile Dairemize tevdi olunmuştur.
6. 23.06.2021 tarih ve 31520 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.07.2021 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 22.06.2021 tarih ve 196 sayılı kararı ile Yargıtay 16. Ceza Dairesi numarası, Yargıtay 3. Ceza Dairesi olarak değiştirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1)Sanık … müdafiinin temyiz başvurusunda, temyiz sebepleri özetle;
a.Kararın usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğuna,
b.Suçların yasal unsurlarının oluşmadığına,
c.Kararın gerekçesiz olduğuna,
d.Şüpheden sanık yararlanır, masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı ve oranlılık ilkelerinin ihlal edildiğine,
e.Unsurları oluşmamış ise de aksi düşünüldüğünde propaganda suçu yönünden fazla ceza tayin edildiğine,
f.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara…, ilişkindir.
2)Sanık …’un başvurusunda, temyiz sebepleri özetle;
a.Hukuka aykırı karar verildiğine,
b.Etkin pişmanlıkta bulunmasına rağmen hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına,
c.Gerekçeli kararın müdafiine tebliğ edilmesine rağmen kendisine tebliğ edilmemesi nedeni ile kesinleşen kararı infaz etmekle, mağduriyetinin bulunduğuna,
d.Temyiz dilekçelerinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü, özet olarak;
“Sanık … yönünden yapılan değerlendirmede;
…birleşen 2019/370 Esas sayılı dosyasında 21.08.2016 günü Bingöl ilinde gerçekleştirilen operasyonel faaliyetler kapsamında PKK/KCK silahlı terör örgütü mensuplarına kuryelik/işbirlikçilik yapan Y.T., isimli şahıs tarafından kullanılan … araç içerisinde ve anılan araca yakın bölgede yapılan aramalar neticesinde ele geçirilen doküman ve dijital veriler üzerinde yapılan incelemelerde… silahlı terör örgütü içerisinde yer aldığı kamuflajlı görüntülerinin bulunduğunun tespit edildiği, sanığın … alınan ifadesinde, etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini, 2014 yılında… silahlı terör örgütüne katıldığını, örgüt içerisinde silahlı ve ideolojik eğitim aldığını, yine silahlı terör örgütü içerisinde birden fazla şahsın teşhisini yaptığı, örgüt içerisinde kod adının Azad Pirsus olduğunu beyan ettiği,… böylece …silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet gösterdiği ve silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde yer almak suretiyle…silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği … sabit görülmüştür.
… birleşen 2019/370 Esas sayılı dosyası yönünden… 19.12.2019 tarihli savunmasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini, (2018/198 esas) konu olay yönünden ise.. atılı suçu kabul etmediğini, yine sanık müdafii de müvekkili hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını talep etmişse de, … ikrara yönelik savunması, soruşturma kapsamında ele geçirilen dökümanlarda sanığın silahlı terör örgütü içerisinde çekilmiş olan kamuflajlı fotoğrafları ve dosya içerisinde bulunan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde… terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiştir…19.12.2019 tarihli savunmasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan etmişse de, sanık hakkında Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin (Kapatılan) 2010/599 Esas sayılı dosyası ile 2009-2010 yılları arasında PKK/KCK silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet göstermesi nedeni ile kamu davası açıldığı, işbu dosyada … TCK’nın 221/2 nci maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği,… birleşen 2019/370 Esas sayılı dosyasına konu eylemlerin 2014 yılına ait olduğu, sanığın ikinci kez …etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacağı gözönüne alınarak…etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiği kanaatine varılmıştır.
…inceleme tutanağına göre sanığın … sosyal paylaşım sitesinde … profil hesabının bulunduğu,… incelenmesinde 23.10.2015…,16.10.2015…,22.10.2015…,25.10.2015…,23.10.2015…, 21.10.2015…, 18.10.2015…, 30.10.2015…, 28.09.2015…, 27.09.2015 ve 25.09.2015 …, 23.09.2015…, 22.09.2015 …, 14.09.2015…, 04.08.2015 … paylaşım yaptığı, sanığa ait… hesabından paylaşılan video ve fotoğrafların PKK/KCK terör örgütü mensubu kişilerden olduğu, paylaşımlarda silah unsuru bulunduğu ve bu suretle paylaşımların cebir ve şiddeti barındırması, paylaşımlarda yer alan yorumların da örgütün cebir ve şiddet içerikli eylemlerini destekler mahiyette yorum olması hususları gönönüne alınarak … değişik tarihlerde (04.08.2015-30.10.2015 arası) silahlı terör örgütü PKK/KCK’nın propagandasını yapmak suretiyle… basın ve yayın yoluyla zincirleme suç hükümleri gereğince terör örgütünün propagandası suçunu işlediği… sabit görülmüştür.
…06.04.2018 tarih ve 2018/3953 Esas sayılı iddianamesi ile…silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de…birleşen 2019/370 Esas sayılı dava dosyasında cezalandırılması yoluna gidildiğinden…bu kamu davasının reddine karar verilmiştir.
…aynı nitelikteki eylemlere devam etmekteki ısrarı, birden fazla eyleminin bulunması, sabıkalı oluşu ve dosya içerisinde bulunan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek sanığın kişiliği hakkında…olumlu bir kanaat oluşmadığından… TCK’nın 62 nci maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
…2019/370 Esas sayılı dosyası yönünden …suçun işleniş şekli, suçun konusunun önem ve değeri, sanığın örgüt içindeki konumu, aktif olarak silahlı olarak bulunması, kastının yoğunluğu, meydana gelen tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle takdiren ve teşdiden neticeten hapis cezası ile cezalandırılmasına,… TCK’nın 221/2 nci maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği dikkate alınarak koşulları oluşmadığından …TCK’nın 221/4-2 nci cümlesinin uygulanmasına yer olmadığına…karar verilmiştir.
…basın ve yayın yoluyla zincirleme suç hükümleri gereğince terör örgütü propagandası yapmak suçundan dolayı suçun işleniş şekli, suçun konusunun önem ve değeri, sanığın kastının yoğunluğu, paylaşımların içeriği, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle takdiren ve teşdiden neticeten hapis cezası ile cezalandırılmasına, …eylemini örgüt kapsamında işlediğinden verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejiminine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,…karar verilmiştir.
Sanık … yönünden yapılan değerlendirmede;
…ihbar üzerine soruşturmaya başlanıldığı,… ev aramasında 1 adet A4 kâğıdına çizilmiş Cizre-Sur ilçelerinin not olarak yazıldığı ve PYD/YPG terör örgütü ve simgelerini desenleyerek çizilmiş resim, 1 adet G. Gazetesi kupürü, 5 adet örgütsel fotoğraf, 1 adet mavi renkli yazarı Abdullah Ö. olan kitap,1 adet Ö.H.D., 1 adet siyah renkli üzerinde … ajanda,1 adet siyah renkli … ajanda 2013 ibareli ajanda,1 adet 200×100 cm çapında üzerinde YPG örgüt elemanı M.D. ve Abdullah Ö.’ın resminin bulunduğu afiş,1 adet sarı kırmızı ve yeşil renklerden oluşan sözde YPG bayrağı,1 adet Abdullah Ö. afişi,1 adet askeri parka, 1 adet askeri kamuflaj pantolonu ve kemeri,1 adet sarı kırmızı ve yeşil renkli kemer,1 adet siyah renkli dürbün, 1 adet siyah ve turuncu renkli gaz maskesi, 1 adet sarı kırmızı sarı ve yeşil renkli puşi,1 adet çerçeveli …terör örgütü mensubu M.D.’nin fotoğrafı, 1 adet sarı kırmızı ve yeşil renklerden oluşan ve sözde PKK bayrağı, 1 adet sarı kırmızı ve yeşil renkli boncuklardan oluşan ve sözde PKK bayrağı desenlemiş anahtarlık ve kaleşnikof şarjörü ile 20 adet fişeğin ele geçirildiği, arama sonucu ele geçirilen tespit ve değerlendirme tutanağında 9 olarak numaralandırılan ajandanda yazılanlara ilişkin yapılan değerlendirmede ajandanın ilk sayfasında …isminin yer aldığı, ajanda içersinde sanığın PKK/KCK örgütüne katılmak istediğini, ancak kardeşinin kendisini engellemesi sonucu katılmaktan vazgeçtiğini, daha sonrasında ise kardeşinin… terör örgütüne katıldığını duyduğunu, kardeşini geri getirip… yerine kendisinin örgüte katılmaya karar verdiği, terör örgütüne katılmak için sınırda geçişi sağlayan kişilerle görüştüğü ve karşıya geçmek istediğini söylediği ve bunun sonucunda da Suriye tarafına geçtiği,…terör örgütü mensuplarıyla görüştüğünde kendisinin Kandilde eğitim görüp Şengal’de savaşmasını istedikleri, kendisinin ise Kobani’ye gitmek istediği, ancak bunu kabul etmedikleri, bunun üzerine Suruç ilçesine döndüğünün tespitine yer verildiği, sanık hakkındaki ihbar, arama sonucu ele geçirilen materyaller, sanığa ait ajandada yazılanlar bir arada değerlendirildiğinde …suçu …sabit görülmüş… savunmasına itibar edilmeyerek … cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
…PKK/KCK’ya katılım sağlamak için sınırı geçmesi, örgüt mensuplarıyla faaliyette bulunacağı bölge konusunda görüşmesi, evinde ele geçirilen materyaller, ihbar ile dosya içerisinde bulunan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde …silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
Açık kaynak araştırma raporuna göre …sosyal paylaşım sitesinde …profil hesabının bulunduğunun tespit edildiği,…,sayfasında 26.11.2016…, 28.08.2016…, 22.08.2016…, 22.08.2016…, 03.06.2016…, 07.03.2016…, 05.03.2016…, 02.03.2016…, 24.02.2016…, 06.02.2016…,11.07.2015…, 04.03.2015…, 16.06.2016…, 07.05.2016…, 15.01.2016…,15.08.2016…, 21.10.2016 ve 27.10.2016 tarihlerinde… örgüt militanlarına ait silahlı görüntüleri paylaştığı,… paylaşılan video ve fotoğrafların …terör örgütü mensubu kişilerden olduğu, paylaşımlarda silah unsuru bulunduğu ve bu suretle paylaşımların cebir ve şiddeti barındırması, paylaşımlarda yer alan yorumların da örgütün cebir ve şiddet içerikli eylemlerini destekler mahiyette yorum olması hususları gönönüne alınarak…değişik tarihlerde (04.03.2015-26.11.2016 tarihleri arası)…örgüt propagandası suçunu işlediği … sabit görülmüştür.
…6136 sayılı Yasanın 13/2 nci maddesinindeki eylemi sebebiyle dosyasının tefriki ile yeni esasa kaydına, yargılamanın yeni esas üzerinden devamına karar verilmiştir.
…sanığın suç işlemedeki ısrarı, sabıkalı oluşu, geçmişi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın kişiliği hakkında … olumlu bir kanaat oluşmadığından … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 62 nci maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına… karar verilmiştir.
…basın ve yayın yoluyla zincirleme suç hükümleri gereğince terör örgütü propagandası yapmak suçundan dolayı suçun işleniş şekli, suçun konusunun önem ve değeri, sanığın kastının yoğunluğu, paylaşımların içeriği, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle takdiren ve teşdiden… hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın suç işlemedeki ısrarı, geçmişi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın kişiliği hakkında… olumlu bir kanaat oluşmadığından…TCK’nın 62 nci maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına,.. eylemini örgüt kapsamında işlediğinden verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejiminine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,…karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü, özet olarak;
Terör örgütü propagandası yapma suçu yönünden; facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde değişik tarihlerde yaptığı paylaşımlar ile üzerine atılı suçu işlediği kabul edilip hakkında verilen cezada zincirleme suç hükümleri gereğince artış yapılan sanık … yönünden, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin son paylaşım tarihi olan 30.10.2016 yerine 30.10.2015 olarak gösterilmesi mahallinde giderilebilir bir yanılgı olarak değerlendirilmiş; eleştirilen husus dışında her iki sanık ve suçlar yönünden mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, kararda bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
A) Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak ve terör örgütünün propagandasını yapmak, sanık … hakkında terör örgütünün propagandasını yapmak suçlarından kurulan hükümler yönünden:
1. Daha önce mensubu olduğu silahlı terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin gönüllü olarak örgütten ayrılıp, 23.09.2010 günü Habur sınır kapısından güvenlik güçlerine teslim edilmesi üzerine silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yargılandığı Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK. 250. maddesi ile görevli) 27.09.2010 tarihli, 2010/599 Esas ve 2010/666 sayılı Kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanığın, aynı suç ile ilgili olarak bu kez 2014 yılı ve sonrasını kapsayan eylemlerine ilişkin açılan iş bu davada yaptığı ikrarına matuf etkin pişmanlık isteminin, 5560 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesine eklenen altıncı fıkrasında yer alan “Kişi hakkında, bu maddedeki etkin pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz.” hükmü ile ikinci kez faydalandırılmasına cevaz verilmediği de gözetilerek, koşulları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Ek Tebliğnamesinde, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına dair yapılan bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
2.Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, ikrara dayanan savunmaya ve dosya kapsamına göre; silahlı ve ideolojik eğitim aldıktan sonra PKK/KCK silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde Azad Pirsus kod adı ile yer alıp Suriye kırsalında faaliyetlerde bulunan, örgütün cebir ve şiddet içerikli eylemlerini destekler mahiyette sosyal medya hesabından değişik zamanlarda, aralarında abisi ve akrabalarınında bulunduğu anlaşılan örgüt mensuplarının görüntülerini ve örgüt mensupları ile birlikte çekindiği resimlerini, örgüt amblemlerinin yer aldığı fotoğraf ve videolarını paylaşıp yorumlar yapan sanık …’ Yavuzus’un anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılmak suretiyle üyesi olduğuna ve zincirleme şekilde terör örgütünün propagandasını yaptığına,
PKK/KCK silahlı terör örgütün cebir ve şiddet içerikli eylemlerini destekler mahiyette sosyal medya hesabından 04.03.2015 ve 26.11.2016 tarihleri arasında, aralarında kardeşininde bulunduğu örgüt mensuplarının silahlı görüntüleri ile örgüte ait amblemlerinde yer aldığı fotoğraf ve videoları paylaşıp, yorumlarda bulunan sanık … ‘ın zincirleme şekilde terör örgütünün propagandasını yaptığına dair kabulde, özellikle propaganda suçu yönünden, doğrudan terör örgütünün; cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterdikleri, övdükleri ve bu yöntemlere başvurmayı teşvik ettikleri, bu suretle yeni terör suçlarının işlenmesi için ilgili kitleyi cesaretlendirdikleri ve bu haliyle paylaşımların toplum barışı için ciddi tehdit tehlikesi potansiyeli taşıdığı somut olaya özgü gerekçelerle tartışılıp değerlendirilmiş olmakla müsnet suçun tüm unsurları itibariyle oluştuğu anlaşıldığından bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine. Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması bakımından takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın faillerinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önüne alınarak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun, olaya özgülenmiş ilgili ve yeterli gerekçeye istinaden bir indirim oranının takdir ve tespit edilmesi gerekirken, hakkında örgüt üyeliğinden başlatılan soruşturma kapsamında safahatta etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini de beyan etmek suretiyle örgüte giriş süreci dahil olmak üzere örgütün yapılanması ve faaliyetleri ile örgüt mensupları hakkında konumuna uygun faydalı bilgiler vererek suçun sübutu için belirleyici delilleri ikrar eden ve fakat 5237 sayılı Kanunun 221/6 ncı maddesindeki yasal engel nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanamayan sanık … ile sosyal medya hesabının kendisine ait olduğunu ve paylaşımları da kendisinin yaptığını ikrar eden sanık …’ün, tutanaklara yansıyan olumsuz bir davranışlarının da saptanamamasına göre, hükmolunan cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca hakkaniyet gereği indirim yapılması gerekirken yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle, takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi sureti ile fazla ceza tayini,
B) Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (… özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp katılmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konması bakımından;
a) Sanığın kardeşinin vefatı ile ilgili belge ve kayıtların temini ile Mazlum Doğan adlı şahsın kardeşi H. ile aynı kişi olup olmadığının kolluk marifeti ile de araştırılıp tespit edilmesi, sanığın çelişkili beyanları gözetilerek ele geçirilen ajanda içeriğindeki el yazısının sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alınması, soruşturmanın başlamasına dayanak teşkil eden ve kayyuma yönelik eylem hazırlığı olabileceğine dair yapılan ihbara konu soruşturma dosyasının akibetinin sorulup araştırılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve yerinde olmayan gerekçe ile hüküm kurulması,
b) UYAP sisteminde yapılan sorgulamada sanık hakkında, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/40144 sayılı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen “açık” soruşturma bilgisinin bulunduğu görülmekle, anılan soruşturma dosyasının aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenmesi, ilgili bölümlerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde iş bu dosyaya dercedilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
c) Kabule göre de, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması bakımından takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın faillerinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önüne alınarak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun, olaya özgülenmiş ilgili ve yeterli gerekçeye istinaden bir indirim oranının takdir ve tespit edilmesi gerekirken, sosyal medya hesabının kendisine ait olduğunu ve paylaşımları da kendisinin yaptığını ikrar eden sanığın, tutanaklara yansıyan olumsuz bir davranışı da saptanamamasına göre, hükmolunan cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle, takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi sureti ile fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Sanıklar … ve … hakkında, terör örgütünün propagandasını yapmak ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık … ile sanık … müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2020/386 Esas, 2020/528 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedeni, mevcut delil durumu ve suçun vasfı gözetilerek sanık …’un tutukluluk halinin devamına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …