YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13381
KARAR NO : 2023/21441
KARAR TARİHİ : 21.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/585 E., 2016/213 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla:
1. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2021 tarih ve 2016/193893 sayılı Tebliğnamesiyle, hükümlerin bozulması yönünde görüş belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri
Sanığın temyiz sebepleri içermeyen dilekçeleriyle hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebinde bulunduğu belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyizinin; hükümlerin eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiği, olay yerinde bulunan tarafsız tanıkların bulunmasına rağmen bu tanıkların araştırılmadığı, tehdit suçunun yasal unsurlarının olayda oluşmadığı, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikayetçilerin … Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’nde görevli polis oldukları, sanığın, şikayetçi …’un yanına gelerek “Benim işlemimi yapar mısın?” diye sorması üzerine, şikayetçi …’un sırası geldiğinde kendisi ile ilgileneceğini söylemesi üzerine sanığın, “1,5 saattir bekliyorum, sabahtan beri ne yapıyorsunuz, senin ne b..k yediğini biliyorum.” şeklinde hakaret ettiği, diğer şikayetçi …’in “Dışarı çıkın.” demesi üzerine sanığın, “Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz şerefsiz köpekler.” diye hakaret ettiği, böylece sanığın üzerine atılı kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve basit tehdit suçunu işlediği iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın atılı suçlardan mahkumiyeti yönünde hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Eksik İncelemeye Yönelik Temyizde
Tüm dosya kapsamı, şikayetçilerin aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile dinlenen tanıklar Y.A. ve V.Ç.’nin anlatımlarının şikayetçilerin beyanlarıyla uyumlu olduklarının anlaşılması karşısında suçun sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkumiyeti yönünde Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Haksız Tahrik Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyizde
Şikayetçilerin aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile dinlenen tanıklar Y.A. ve V.Ç.’nin anlatımları karşısında temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sair Hususlar Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın hakaret eylemini aleni kabul edilen trafik tescil şube müdürlüğü bekleme alanında herkese açık bir şekilde işlemesine rağmen 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmakla, ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasında, şikâyetçilerin kurul halinde çalışan kamu görevlisi olmamaları nedeniyle uygulamada yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulama maddesi olarak gösterilmesi isabetli bulunmamıştır.
B. Tehdit Suçuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tehdit suçunun oluşabilmesi için failin, mağdura yönelik sarf ettiği sözlerin kişilerin iç huzurunu bozucu, geleceğe yönelik kaygı verici ve objektif olarak korkutucu etki meydana getirmesi gerekmektedir. İncelemeye esas dosyada, sanığın polis merkezinde, şikayetçi polislere hitaben “Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz?” dediği şeklinde kabul olunan eylemi yönünden tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, objektif olarak korkutucu nitelikte bulunmaması nedeniyle, tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı gösterilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmüştür.
C. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Sanığın hakaret eylemini aleni kabul edilen trafik tescil şube müdürlüğü bekleme alanında herkese açık bir şekilde işlemesi nedeniyle cezanın üst sınırı dikkate alındığında suçun basit yargılama usulüne tabi olmadığı anlaşıldığından, hakaret suçu yönünden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasında “TCK’nın 125/5 inci maddesi delaletiyle” ibaresinin çıkartılması suretiyle, hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Tehdit Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.09.2023 tarihinde karar verildi.