YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15333
KARAR NO : 2023/23469
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/874 E., 2016/337 K.
SUÇ : Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğü ihlali
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 233 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın taksitlendirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, üzerine atılı suçu işlemediğinden beraat hükmü kurulması gerektiğine, vesaire,
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği ; suçun unsurlarının oluşmadığına, vesaire,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tarafların evli oldukları, sanığın iki aydır eve gelmediği, katılanın çocukları ile birlikte kaldığı evin elektrik ve su faturaları ile kira borcunu ödeyemediği, sanığın katılanın maddi destek taleplerini kabul etmediği, ailevi yükümlülüklerini yerine getirmediği iddia olunarak açılan davada; Yerel Mahkeme, “Sanığın, katılanın kocası olduğu, resmen evli olmalarına rağmen elektrik, su, doğalgaz ücretini, kirayı ödemediği, eve sebze meyve getirmediği, ailenin geçimi için maddi destekte bulunmadığı, çocuklara harçlık vermediği, böylece aile hukukundan kaynaklanan hükümlülüğü ihlal suçunu işlediği.” şeklindeki gerekçeyle atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV.GEREKÇE
Tebliğname’deki suçun unsurlarının oluşmadığı yönündeki görüşe (1) numaralı bentte açıklanan gerekçeyle iştirak edilmemiştir.
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının ve Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın savunmaları, katılanın aşamalardaki benzer ve istikrarlı beyanları, tanıkların anlatımları, dosya arasında yer alan belgeler ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bakım, gözetim ve destek olma yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşılmakla, atılı suçun unsuları somut olayda gerçekleştiğinden ve eylem sübuta erdiğinden, Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından O yer Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, karar bu yönden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.