YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17613
KARAR NO : 2023/2943
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 25.04.2018 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.11.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz istemi özetle; sanığın ByLock kullanmadığına, salt ByLock’u indirmenin, kullanmanın suç oluşturmayacağına, delillerin yetersiz olduğuna, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
08.01.2018 tarihli sorgu sonucuna göre sanığın, 0545 (…) (..) (..) numaralı telefon hattı üzerinden 01.11.2015 tespit tarihi itibariyle, 0505 (…) (..) (..) numaralı telefon hattı üzerinden 28.12.2015 tespit tarihi itibariyle ByLock isimli programı kullandığı belirlenmiştir.
Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahkememize gönderilen sanığa ait internet trafik bilgisi kayıtlarından sanığın 0545 (…) (..) (..) numaralı telefon hattı üzerinden 01.11.2015 tarihinden başlayarak 25.12.2015 tarihine kadar 250 kayıt oluşacak şekilde; 0505 (…) (..) (..) numaralı telefon hattı üzerinden ise 28.12.2015 tarihinden başlayarak 19.02.2016 tarihine kadar 4134 kayıt oluşacak şekilde ByLock programını kullananların tespitini zorlaştırmak amacıyla kiralandığı anlaşılan diğer IP numaralarına bağlandığı tespit edilmiştir.
Sanığa ait 0545 (…) (..) (..) numaralı hatta ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiğinde; sanığın kullanıcı adının “tuba6652”, adının “Zehra” olduğu anlaşılmıştır. UYAP üzerinden alınan nüfus kayıt örneğinden sanığın doğum yerinin Yozgat/Akmağdeni olduğu görülmüştür. Sanık tarafından kullanılan kullanıcı adının; sanığın ismi, doğum yerine ait plaka kodu ve yerleşim yerine ait plaka kodundan oluşması hususu anlamlı bulunmuş ve bu durum söz konusu programın sanık tarafından kullanıldığı konusunda mahkememizde oluşan kanaati güçlendirmiştir.
Söz konusu tutanakta bulunan yazışma içerikleri incelendiğinde sanığa ait 473811 ID numarası üzerinden;
-465856 ID numaralı ByLock kullanıcısına 27.12.2015 tarihinde “yenisi zehra5252, kydt bni, bn zehra5252” şeklinde,
-491640 ID numaralı ByLock kullanıcısına 30.12.2015 tarihinde “abla bni eklermisinz zehra5252” şeklinde,
-324112 ID numaralı ByLock kullanıcısına 30.10.2015 tarihinde “abla bnm yenisi zehra5252, coco numaram 19075398, kusura bakmayin ablam bu numarayi kullanmyrm artk o yuzdn ack dgldi” şeklinde,
-472930 ID numaralı ByLock kullanıcısına 27.12.2015 tarihinde “yenisi zehra5252, ByLock, bnu eklersn” şeklinde mesajlar gönderildiği anlaşılmıştır.
Sanığa ait 0505 (…) (..) (..) numaralı hatta ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiğinde ise; sanığın kullanıcı adının “zehra5252” olduğu anlaşılmıştır. 0545 (…) (..) (..) numaralı hatta ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki yazışmalarda geçen yeni kullanıcı adının “zehra5252” olduğuna dair mesajlarının bulunması ve 0505 (…) (..) (..) numaralı hatta ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki kullanıcı adının “zehra5252” olması hususu da anlamlı bulunarak söz konusu programın sanık tarafından kullanıldığı konusunda mahkememizde oluşan kanaati güçlendirmiştir.
Yargılama konusu suça ilişkin beyanına başvurulan tanıklardan N.D.D, sanığın örgüt içerisinde İmam Hatip Lisesi kollarında mümessil olduğunu, İmam Hatip Lisesinin öğrencilerini toplayıp sohbet yaptığını, kullanmış olduğu ByLock isimli programda sanığın da ekli olduğunu ve sanığın bu programdaki kullanıcı adının “zehra” olduğunu, sanığın tavsiyesi üzerine “Coco” isimli programı telefonuna indirdiğini ve bu program üzerinden görüşmeye devam ettiklerini ifade etmiştir. Beyanına başvurulan bir diğer tanık H.O.Y. de kullanmış olduğu ByLock programı üzerinden sanıkla görüştükleri yönünde anlatımlarda bulunmuştur.
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı redde yönelik savunma yapmış ise de, dosyada yer alan sanığın kullandığı hatta ilişkin tesadüfi sayılamayacak nitelikte bağlantı sayısını içerir internet trafik bilgisi kayıtları, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ve tanık beyanları bir bütün olarak nazara alındığında; sanığın yukarıda zikredilen Yargıtay içtihatlarında da ifade edildiği üzere münhasıran FETÖ/PDY mensuplarınca kullanılan ByLock isimli örgüt içi haberleşme programını örgütsel haberleşme ve gizliliği temin maksadıyla kullandığı, böylelikle örgüt ile organik bağ kurarak örgüt üyesi vasfını kazandığı, bu itibarla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme aracı olarak 473811 ve 495354 ID numaralı ByLock kullanıcısı olan, örgütsel toplantılara katılan, bu toplantılarda sohbet hocalığı yapan, örgütün Ordu İli yapılanmasında Lise Talebe Mümessilliği yapan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın eleştiri dışında kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 25.04.2018 tarihli ve 2018/947 Esas, 2019/493 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.