Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/14117 E. 2010/18064 K. 04.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14117
KARAR NO : 2010/18064
KARAR TARİHİ : 04.11.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 29.7.2006 tarihli genel kurul kararındaki yol yapımıyla ilgili bölümün iptali, yol aidat bedelinin toplam aidattan çıkarılması istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar; Adakent sitesinden bir gurup site sakininin istemesi üzerine 6000 m2 yüzölçümüne sahip yolların yapımının genel kurula getirildiğini ve 29.07.2006 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında yol yapımıyla ilgili kararın alındığını, oysa ki yolların belediyeye ait olduğunu eskiden 25 TL olan aidatların 100 TL olarak belirlendiğini, bu ücretin yol yapımı ve sitenin ortak giderini kapsadığını belirterek, 29.07.2006 tarihinde alınan genel kurul kararındaki yol yapımıyla ilgili kararın iptaline, yol aidat bedelinin toplam aidattan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı site yönetimi; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıların ayrı ayrı ödeyecekleri miktara göre davaya bakmaya Sulh Hukuk Hakimliği’nin görevli olduğu gerekçesiyle görev yönünden red kararı verilmiştir.
Dava konusu para veya para ile ölçülebilen bir şey olan davalarda görev, kural olarak dava konusu mal veya hakkın miktar veya değerine göre belirlenir. Konusu para veya para ile ölçülebilen bir şey olmayan ve … olarak sulh hukuk mahkemelerinin görevlendirilmediği davalarda ise genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemeleri görevlidir.
O nedenle davada 29.07.2006 tarihinde alınan genel kurul kararındaki yol yapımıyla ilgili kararın iptaline, yol aidat bedelinin toplam aidattan çıkarılmasına karar verilmesi talep edilmiş olmasına, bu isteğin para ile ölçülebilir alacak niteliğinde bulunmamasına ve Kat Mülkiyeti Kanununun Ek 1.maddesi uyarınca Sulh Hukuk Hakimliği’nin de görevli olmamasına göre davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak gerekirken görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.