YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8160
KARAR NO : 2023/3269
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
¸
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine; 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin on birinci alt bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2019 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.03.2019 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
C. 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafilerinin temyiz istemi özetle;
1.Tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına,
2.Sanığın yapıdan ayrıldığına ilişkin beyanlarının dikkate alınmadığına,
3.Hata hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine,
4.Alt sınırdan uzaklaşılmasının yerinde olmadığına,
5.Etkin pişmanlık indiriminin daha yüksek oranda uygulanması gerektiğine,
6.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
7.Sanığa isnat edilen eylemlerin örgüt üyeliği suçunu oluşturmayacağına, dini saiklerle hareket ettiğine ve,
8.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, haklarında örgüt üyeliğinde işlem yürütülen kişilerle sıkça görüşme kaydının bulunduğu, örgüte iltisaklı internet sitelerini sürekli takip ettiği, örgüt tarafından düzenlenen toplantılara katıldığı, tanık beyanlarına göre, sanığın çalıştığı yerdeki personele örgüt elebaşı …’in sohbet CD’lerini seyrettirdiği, mesai arkadaşlarını örgütsel toplantılara davet ettiği, örgüt ile bağlantılı … Okulu için yardım topladığı, örgütün mütevelli heyeti içinde yer aldığı, kullandığı araçta örgüt elebaşının CD lerini dinlediği, darbe girişimini gerçekleştiren askerleri övücü sözler söylediği, bu şekilde silahlı terör örgütü FETÖ/PDY ile arasında organik ve sıkı bir bağ olduğu, örgütün bir üyesi olduğu, yakalandıktan sonra -örgüt içindeki konumu ve etkinliği nazara alındığında sınırlı olmakla birlikte- etkin pişmanlıkta bulunarak örgütün yapısı ve faaliyeti hakkında faydalı beyanlarda bulunduğu, bu şekilde üzerine atılı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği ve etkin pişmanlık gösterdiği kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin yanlış uygulanması dışında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1-Sanığın etkin pişmanlık kapsamındaki beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de;
Somut olayda, mahkeme gerekçesi ve savcılık tarafından tanzim edilen 15.11.2017 tarihli yazı içeriğine göre; sanığın, soruşturma ve kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında örgütün yapısı ve faaliyetleri ile örgüt içerisinde çeşitli konumlarda bulunan 22 kişi hakkında beyanlarda bulunduğu nazara alındığında, sanığın etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama ve verdiği bilgiler de gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunan cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince daha makul oranda bir indirim yapılması gerekirken yerinde olmayan ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi;
2-Anayasa’nın 138/1 inci maddesi hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle üçüncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurun ağırlığı bağlamında, sanığın örgütteki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu göz önünde bulundurularak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe teşdit uygulanarak yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi;
3-Sanığın çocuklarının örgütle iltisaklı olması nedeniyle kapatılan okul ve dershanelerde eğitim görmesi ve bu nedenle sanığın bu kurumlara ödeme yapmış olmasının örgütsel faaliyet ya da müsnet suç yönünden delil olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi nedenleriyle söz konusu karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 08.03.2019 tarihli, … sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Konya
7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …