Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/8205 E. 2023/3547 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8205
KARAR NO : 2023/3547
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2018 tarihli ve … sayılı kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci

maddesinin dokuzuncu fıkrası yollamasıyla altıncı ve yedinci fıkraları, 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.10.2018 tarihli ve …sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık … ile sanıklar müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.06.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

2.Sanık …’nin ByLock kullanmadığına, ByLock delilinin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine, delil olarak kullanılamayacağına,

3.Sanık …’in ByLock kullanmadığına, Bank Asyaya talimatla para yatırmadığına, çocuklarını burs kazandıkları için örgütle iltisaklı okula gönderdiğine, Aktif-Sen’e üye olmanın atılı suçun dalili olamayacağına, sohbetlere katıldığına dair açık bir beyan bulunmadığına, tanık Ö.O.Y.nin mahkemedeki anlatımlarının esas alınmadığına, Zaman Gazetesi aboneliği ile ilgili delil bulunmadığına, HTS kayıtlarının hükme esas alınamayacağına,

4.Atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğinin kesin delillerle ispat edilemediğine,

5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanıkların eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanıkların çocuklarını örgütle iltisaklı okula göndermeleri ile özgüte müzahir gazeteye abone olmalarının örgütsel faaliyetler olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek;

A. Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 15.05.2012 tarih ve 2011/1-872 Esas 2012/198 sayılı kararında da ayrıntıları belirtildiği üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği, sanıkların karı koca oldukları; sanık … adına kayıtlı 0506 … ..92 numaralı hattın aşamalardaki savunmalarında eşi olan sanık … ile birlikte kullandıklarını, sanık …’nin ise telefonu kendisinin kullandığını, interneti olmadığı için zaman zaman eşinin de kullandığını ifade ettiği, gerekçeli kararda sanıkların ByLock kullanıldığı belirtilen cihazla ilgili çelişkili beyanlarda bulunduklarının belirtildiğinin anlaşılması karşısında; aynı müdafii tarafından temsil edilen sanıklar arasında savunmalarına zafiyet yaratacak düzeyde zarar verebilecek menfaat çatışması oluştuğundan ayrı müdafilerce temsil edilmelerine imkan sağlanması gerekirken 5271 sayılı Kanun’un 152 nci maddesinin birinci fıkrasına aykırı şekilde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmak suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,

B. Temyiz aşamasında dosyaya gönderilen sanık … hakkında 338288 ve 402719 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme, O. B. isimli şahsa ait ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulmasında zorunluluk bulunması,

C. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, suç tarihinin sanıkların yakalandıkları tarihler olan; sanık … yönünden “30.09.2016”, sanık … yönünden “30.07.2016” yerine Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında sanık … yönünden ”30.10.2017”, sanık … yönünden ”19.10.2017”, İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında ise ”15.07.2016-23.07.2016” olarak yazılması,

D. Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanıklar hakkında verilen hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 108 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulama maddesi olarak gösterilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2018/37 Esas, 2018/17 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …