Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16499 E. 2023/2939 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16499
KARAR NO : 2023/2939
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2018 tarihli ve… sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 22 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.01.2019 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.10.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz istemi özetle; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine, sanığın ByLock kullanmadığına, ByLock’un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna, eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, tanıkların yüz yüzelik ilkesi gereği huzurda dinlenmesi gerektiğine, huzurda dinlenmeyen ve sanığın soru sorma hakkı engellenerek savunma hakkı sekteye uğratılan sanık ile ilgili tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine, sanığın örgüt evlerinde kaldığı ve kod adı kullandığı düşünülse dahi, bu husus müvekkilin örgütü ve amaçlarını bildiği anlamına delalet teşkil etmeyeceğine, etkin pişmanlıkta bulunan, aynı suça ilişkin şüpheli veya sanık konumunda olan kişilerin beyanlarının ve teşhislerinin hükme esas alınamayacağına, ByLock verilerinin çelişkili olduğuna dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın beyanlarında özetle; ByLock kullanmadığını, 0541 (…) (..) 41, 0536 (…) (..) 98, 0507 (…) (..) 77 numaralı Gsm hatlarını kendisinin kullandığını, üniversite döneminde örgütle alakası olduğunu bildiği K.Y isimli arkadaşının zaman zaman telefonunu alarak kullandığını, arkadaşlarının bu şahsa Asım olarak hitab ettiğini, bylockun bu arkadaşının kullanmış olabileceğini, K.Y’nin Uluslararası İlişkiler bölümünde okuduğunu 1994 doğumlu olduğunu ve Kayserili olduğunu beyan ettiği,
Emniyet tarafından yapılan araştırmada K.Y. isimli ve Asım kod adını kullanan şahsın tespit edilemediğinin bildirildiği,
F.D’nin soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla müdafii eşliğinde alınan ifadesinde; sanığı fotoğrafından teşhis ettiği, sanığın bölge lise mesullüğü yaptığını, Karadenizli olduğunu belirttiği,
Soruşturma ve kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla beyanı alınan C.P.’nin ifadelerinde özetle; 2014-2015 yıllarında sanıkla fetö örgütüne ait öğrenci evlerinde birlikte kaldıklarını, sanığın ev abiliği yaptığını, sanığın ortaokul talebeleriyle ilgilendiğini ve bu talebeleri askeri lise sınavlarına hazırladığını, sanığın bir dönem ortaokul talebeleriyle ilgilenen abilerin üstü konumunda olduğunu, sanığı Asım ismiyle tanıdığını belirttiği,
Her iki tanık beyanı dikkate alındığında sanığın örgüt içinde ev abiliği yaptığının, ortaokul öğrencileriyle örgütsel kapsamda ilgilenerek onları askeri lise sınavlarına hazırladığının ve örgüt içinde Asım kod adını kullandığının anlaşıldığı, sanığın kod adı kullanmasının örgütün illegal amaç ve hedeflerini bildiğini açık ve net olarak gösterdiği,
Dosyadaki 20.09.2017 tarihli bylock sorgu sonucuna göre sanığın kendi adına kayıtlı ve kendisinin kullanımında olan 0507 (…) (..) 77 ve 0536 (…) (..) 98 nolu GSM hatları ile bylock kullandığının tespit edildiği, dosyadaki ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre sanığın ID no’sunun 317615, kullanıcı adının Asm Ygt, şifresinin bedirhan.61, adının Asım Yiğit olduğu, bylock yazışmalarında sanığın kullandığı ID nin F.K.’nin kullandığı ID ye “B.O.” şeklinde mesaj gönderdiğinin tespit edildiği, dinlenen tanık beyanlarına göre sanığın örgüt içinde görev alması ve kod adının Asım olması dikkate alındığında bylock kullanıcı adının sanığın kod adı olduğu, yine şifresinin sanığın ismi ve memleketi olan bedirhan.61 olduğu anlaşılmakla bylock içerik bilgilerinin sanığın dosya içerisindeki bilgileriyle örtüştüğü, her ne kadar sanık bylock isimli programı arkadaşı olan K.Y.’nin kullandığını beyan etse de, okuduğu bölüm, memleketi, doğum tarihi, adı ve soyadı belli olan kişinin emniyet tarafından tespit edilemediği, bu kişinin sanığın ceza tehdidinden kurtulmak için uydurduğu hayali bir kişi olduğunun anlaşıldığı,
BTK’dan alınan cevabi yazılara göre sanığın sanığın 0536 (…) (..) 98 nolu Gsm hattı ile bylock programı tarafından kullanılan 46.166.164.181 IP nolu serverda 07/02/2015 tarihinden 22/05/2015 tarihine kadar 1189 adet, sanığın 0507 (…) (..) 77 nolu Gsm hattı ile bylcok programı tarafından kullanılan 46.166.164.181 IP nolu serverda 08/07/2015 tarihinden 08/02/2016 tarihine kadar 2044 adet trafik kaydının bulunduğu tespit edilmiştir.
Sanığın kendisinin kullandığını beyan ettiği 507 (…) (..) 77 GSM hattından bylock isimli programı indirip kullandığı gerek bylock sorgu sonucundan, gerek bylock tespit ve değerlendirme tutanağından ve BTK’dan alınan sanığa ait internet trafik verilerinden açık ve net bir şekilde anlaşılmıştır. Söz konusu bylock programının yukarıda tüm ayrıntısı ile açıklandığı şekilde örgütün ve üyelerinin deşifre olmaması için sadece örgüt üyeleri tarafından kullanılan gizli, şifreli ve örgüt üyelerinden birinin referansı ile girilebilen bir haberleşme aracı olması sebebiyle sanığın bylock kullanması fetö/pdy silahlı terör örgütü üyesi olduğunu, örgütün hiyerarşisi içine girdiğini açık ve net olarak gösterdiği,
Tüm dosyanın incelenmesinde;
Sanığın bylock programını kullandığının sabit olması, örgüt içinde aktif olarak görev yapıp ortaokul öğrencileriyle örgütsel kapsamda ilgilenip onları askeri okul sınavlarına hazırlaması, hatta bir dönem ortaokul öğrencileri ile ilgilenen örgüt sorumlularının üstü konumunda bulunması, örgüt içinde ev abiliği yapması, yine örgüt içerisinde Asım kod adını kullanması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarını taşıdığı, sanığın fetö/pdy silahlı terör örgütü ile organik bağ kurarak emir ve talimatlar doğrultusunda hareket ettiği anlaşıldığından fetö pdy silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Bylock iletişim sistemini 317615 ID numarası ile örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgütsel yapılanmada Ev Abiliği, Bölge İlköğretim Mesulü olarak görev yapan, Asım kod adı kullanan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2018/2915 Esas, 2019/241 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …

##