Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/1711 E. 2010/4665 K. 18.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1711
KARAR NO : 2010/4665
KARAR TARİHİ : 18.03.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4.500 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı …, muris … ’dan mirasen intikal eden taşınmazın 08.07.2007 tarihinden itibaren mirasçılardan …’in oğlu davalı … … tarafından işgal edildiği … sürülerek 4 500,00 TL ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmiş, davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının bu yeri diğer paydaşlardan kiraladığı gerekçesi ile iyiniyetli olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… Medeni Kanunun 640. maddesi uyarınca, miras bırakanın ölümü ile miras, mirasçılara geçmekte ve miras üzerinde de, iştirak halinde mülkiyet hükümleri cereyan etmeye başlamaktadır. Bu mülkiyet ediminde mirasın bütünü mirasçıların tamamına ait olmakta tüm haklardan oluşan tereke üzerinde iştirak halinde ortaklık devam ettiği sürece mirasçıların bağımsız payları ve tasarruf hakları bulunmamaktadır. Tüm mirasçıların birlikte hareket etmeleri veya miras ortaklığına temsilci atanması gerekir. Ancak, davacı mirasın geçerli olarak taksimi üzerine bu yerlerde kendisine düşen kısmı ispat edemediği gibi, sadece kendi payına ve bir kısım mirasçıların payına ilişkin olarak dava açmış olduğundan mirasçının iştirak halinde payı üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığı cihetle dava diğer mirasçıların paylarını kapsamayıp bu nedenle davaya diğer mirasçıların katılması veya terekeye temsilci atanarak devamına da imkan yoktur.
Ancak, mahkemece, davanın esasının reddine ilişkin hüküm kurulmuş olup sonuç olarak doğru olan mahkeme hükmünün gerekçesi değiştirilerek onanması usul ekonomisine uygun görülmüştür.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 18.03.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.