Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/12392 E. 2023/2878 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12392
KARAR NO : 2023/2878
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2020 tarihli ve … sayılı kararı ile sanıklar …, … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkraları ve 63 üncü maddesi, sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220 nci maddesinin yedinci fıkrası ve 314 ncü maddesinin üçüncü fıkraları delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.02.2021 tarihli ve … sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafileri ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Gaziantep Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanıklar müdafileri ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/1493 Esas, 2021/4393 sayılı kararı ile özetle;

”Sanıklar …, … ve …’in silahlı terör örgütü üyesi olmak, sanık …’in ise örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte yardım etmek suçundan mahkumiyetlerine esas alınan ve belirleyici delil statüsünde olan M. E. H. ve İ. H. H.’nin soruşturma aşamasındaki beyanları ile sanık …’in soruşturma ifadesinin Suriye Ülkesi Telabyad bölgesinde görevli ve yetkili olan kolluk birimlerince müdafi olmaksızın alındığı, dosya kapsamının incelenmesinde tanıklar ile sanık …’nın, daha sonradan Suriye Telabyad yargı mercilerince alınan ifadelerinde, bu beyanlarından döndükleri, kolluk birimlerinin tanık dinleme yetkilerinin bulunmaması ve CMK’nın 148/4 üncü maddesi gereğince müdafi olmaksızın alınan beyanların şüpheli tarafından kabul edilmemesi halinde artık soruşturma ifadesinin hükme esas alınamayacağının açık olması karşısında;

Öncelikle, ceza yargılamasında kanıt kaynaklarıyla yüzyüzelik ve doğrudanlık kuralları uyarınca, belirleyici delil olan M. E. H. ve İ. H. H.’nin, kovuşturma aşamasında bizzat dinlenmelerinin sağlanması, şayet bu mümkün olmaz ise sanıkların, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup olmadıkları, bu örgütsel pozisyonlarının doğrudan doğruya ortaya konulması veya eylem ve faaliyetlerinin sürekliliği, çeşitliliği ve yoğunluğu belirleyebilmek amacıyla gerekirse kolluk birimlerince oluşturulan veri havuzları da sorgulanarak haklarında başkaca beyan olup olmadığının tespitine çalışılması, var ise dosya içerisine getirtilmesi, gerek görülmesi halinde ilgili şahıslarında tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, tüm bu delillerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca sanıklar ve müdafilerine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanıkların hukuki durumlarının takdir

ve tayini gerekirken, mahkeme kabulüne esas alınan tanıklar M. E. H. ve İ. H. H. ile sanık …’in soruşturma aşamasında verdikleri ifadelerle yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabul ve uygulamaya göre de;

Suç tarihinin temadinin kesildiği yakalanma tarihi olan sanıklar … ve … için “11.02.2020” tarihi, sanık … için ”09.04.2020” tarihi, sanık … için ”02.04.2020” tarihi yerine gerekçeli karar başlığında “09.04.2020” olarak gösterilmesi,

Sanıkların gözaltında ve tutuklu kaldıkları süreler TCK’nın 63 üncü maddesi uyarınca cezalarından mahsup edilmemesi” gerekçesiyle bozulması yönünde karar verilmiştir.

4. Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 26.10.2021 tarihli ve 2021/322 Esas, 2021/420 sayılı kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet savcısı dilekçesinde özetle;

-Sanık …’in PKK/KCK-PYD/YPG terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde olduğuna,

-Terör örgütünün amaç ve stratejisini doğrultusunda hareket ettiğine,

-Sanıkların ayrı ayrı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmaları gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 24.06.2021 tarih,… sayılı ilamıyla “sanıklar …, … ve …’in silahlı terör örgütü üyesi olmak, sanık …’in ise örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte yardım etmek suçundan mahkumiyetlerine esas alınan ve belirleyici delil statüsünde olan M. E. H. ve İ. H. H.’nin soruşturma aşamasındaki beyanları ile sanık …’in soruşturma ifadesinin Suriye ülkesi Telabyad bölgesinde görevli ve yetkili olan kolluk birimlerince müdafii olmaksızın alındığı, dosya kapsamının incelenmesinde tanıklar ile sanık …’nın, daha sonradan

Suriye Telabyad yargı mercilerince alınan ifadelerinde, bu beyanlarından döndükleri, kolluk birimlerinin tanık dinleme yetkilerinin bulunmaması ve 5271 sayılı CMK’nın 148/4 üncü maddesi gereğince müdafi olmaksızın alınan beyanların şüpheli tarafından kabul edilmemesi halinde artık soruşturma ifadesinin hükme esas alınamayacağının açık olması karşısında; “tanıklar M. E. H. ve İ. H. H. ile sanık …’in soruşturma aşamasında olan ve usule uygun olmadığından hükme esas alınamayan beyanlar dışında sanıkların suçu işlemediklerine dair savunmalarının aksine üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil elde edilemediğinden ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi de göz önünde bulundurularak yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, mahkumiyetlerine esas alınan ve belirleyici delil statüsünde olan M. E. H. ve İ. H. H.’nin soruşturma aşamasında olan ve usule uygun olmadığından hükme esas alınamayan beyanlar dışında sanıkların suçu işlemediklerine dair savunmalarının aksine üzerilerine atılı suçu işlediklerine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil elde edilemediğinden müsnet suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşılmış olup ilgili ve yeterli gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve … sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …