Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/2682 E. 2023/9625 K. 08.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2682
KARAR NO : 2023/9625
KARAR TARİHİ : 08.11.2023

T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2019 tarihli ve…. Karar sayılı kararı ile Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/391 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/391 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2019 tarihli ve 2018/624 Esas, 2019/47 Karar sayılı kararı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2019 tarihli ve … Karar sayılı kararı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2019 tarihli ve … Karar sayılı kararının, sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 03.10.2019 tarihli ve … Karar sayılı kararı ile;
“Uyap üzerinde yapılan incelemede sanık … Nazlıer hakkında suç tarihi 09.08.2018 olan bir başka uyuşturucu madde ticareti suçundan dolayı 22.04.2019 tarihli iddianame ile Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesine 2019/381 esas sayılı kamu davası açıldığı, istinaf incelemesine esas dosyada suç tarihinin 11.10.2018, iddianame tarihinin 19.11.2018 olması nedeniyle her iki suçun da henüz hukuki kesinti oluşmadan işlendiği, anılan dava İlk Derece Mahkemesinde henüz derdest olup, aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle kamu davalarının birleştirilerek görülmesinin zorunluluk arz ettiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin inceleme ve kovuşturma usulleri ile istinaf kanun yolunun ceza yargılamasına ilişkin başvuru şartlarını düzenleyen CMK’nun 272-285. maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca; istinaf yasa yolunun İlk Derece Mahkemesi kararını maddi ve hukuki yönünü denetlemesi bakımından “ikinci derece” bir kanun yolu olması, anılan Kanun’un 272/1

maddesinde yer alan “İlk Derece Mahkemelerince verilen hükümlere karşı istinaf yasayoluna başvurulabileceği” şeklinde düzenleme karşısında Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapma görevinin bulunmaması, bu bağlamda İlk Derece Mahkemesinde derdest olan dosyaların bulunduğu hal üzerinden, istinaf incelemesi yapılan dosya ile birleştirmesine mahkemeler arasındaki derece farklılığı, UYAP sisteminde gerekli ekranların mevcut olmaması, 25.03.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 10.03.2016 tarih ve 6684 sayılı Kanun’la onaylanan 11 No’lu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme’ye Ek 7 No’lu Protokol’ün “Cezai Konularda Temyiz Hakkı” başlıklı 2. maddesinde yer alan “kural olarak herkes aleyhine verilen mahkûmiyetin veya hükmolunan cezanın yüksek bir mahkeme tarafından yeniden incelenmesini sağlama hakkına sahiptir” şeklindeki düzenleme doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90.maddesi gereğince iç hukukumuzun bir parçası haline gelen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ile Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsuru olan “mahkemeye erişim” hakkının sadece İlk Derece Mahkemesine dava açma hakkını değil üst mahkemelere başvurma hakkını da içermesi karşısında;
Detayları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararı ile 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas,2014/171 Karar sayılı kararlarında belirtildiği gibi; mahkemelerce görülmekte olan davalar arasında bağlantı bulunduğu tespit edildiğinde, eylemlerin ayrı ayrı suçları mı, yoksa zincirleme suçu mu oluşturduğu hususunda isabetli bir değerlendirme yapılabilmesi için davaların birlikte görülmesi ve delillerin bir bütünlük içinde değerlendirilerek, eylemlerin ayrı ayrı suçları mı, yoksa zincirleme suçu mu oluşturduğunun tartışılmasında zorunluluk bulunması karşısında; mükerrer cezalandırmanın önlenmesi açısından Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesine 2019/381 esas sayılı dava dosyası ile istinafa konu dava dosyasının birleştirilmesi, akabinde suç tekliği-çokluğu ya da zincirleme suç hükümleri tartışılarak, her iki davaya konu suçların bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenip işlenmediği ve buna bağlı olarak suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde yasal zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, sanıklar … ve Şahin ile sanıklar müdafilerinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görülmekle, sair yönleri incelenmeyen tüm hükümlerin, delillerin birlikte değerlendirilmesi ve yargılama bütünlüğünün bozulmaması açısından, 11 No’lu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme’ye Ek 7 No’lu Protokol’ünün 2., Türkiye Cumhuriyeti Anayası’nın 90/son, 5271

sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-d maddeleri uyarınca BOZULMASINA,” nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2020 tarihli ve … Karar sayılı kararı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
F. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2019/319 Esas, 2020/133 Karar sayılı kararı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
G. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 14.01.2021 tarihli ve 2021/2 Esas, 2021/25 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
H. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 14.01.2021 tarihli ve 2021/2 Esas, 2021/25 Karar sayılı kararının, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.06.2022 tarihli ve 2021/5070 Esas, 2022/8369 Karar sayılı kararı ile;
“Sanıklar … ve … hakkında verilen hükümlerin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Diğer sanık … hakkındaki bozma nedenine göre atılı suçun üç kişi ile birlikte işlenmediği gözetildiğinde sanıklar hakkında TCK’nın 188/5. maddesinin uygulanmamasında zorunluluk bulunması,

2) TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3) Sanıklara verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca “24 eşit taksitle sanıklardan tahsiline, ” karar verildikten sonra, kararda “, ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ” yer verilmeyerek TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,” nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
I. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/378 Esas, 2022/464 Karar sayılı kararı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
İ. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/378 Esas, 2022/464 Karar sayılı kararı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın hukuka aykırı olduğuna,
2. Mahkeme kararının gerekçe içermediğine,
3. Ele geçen madde miktarının kişisel kullanım sınırlarında olduğuna,

4. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine,
5. 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın hukuka aykırı olduğuna,
2. Sanığın atılı suçu işlemediğine,
3. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına,
4. Sanığın kullanıcı olduğuna,
5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine,
6. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
7. Eksik araştırma ile karar verildiğine,
8. Savunma hakkının kısıtlandığına,
9. Tutanak tanıklarının dinlenilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay öncesinde 21 TT 1115 plakalı ticari taksi ile Lice ilçesinden temin edilecek uyuşturucu maddelerin Diyarbakır merkeze getirileceği yönünde bilgiler elde edildiği, olay günü aracın durdurulduğu, araç sürücüsünün uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hakkında verilen beraat kararı kesinleşen sanık …, sağ ön koltukta sanık …’nin arka koltukta sanık …’in bulunduğu, aracın arka koltuğunun üzerinde siyah poşet içerisinde esrar maddesinin ele geçirildiği, sanık …’in savunmasında uyuşturucunun kemerinde saklı olduğunu, arbede çıkınca uyuşturucuyu koltuğa koyduğunu, sanık …’in savunmalarında uyuşturucu maddeden haberinin olmadığını beyan ettiği,

uyuşturucu maddenin yakalandığı araca yönelik ihbarın bulunması, sanıkların uyuşturucu maddenin bulunduğu araçta yakalanmış olması, sanık …’in savunmalarında sanık …’in yirmi yıldır görmediği arkadaşı olduğunu, olaydan 5-6 gün önce karşılaştıklarını sonra sanığın kendisine hastası olduğunu söylediğini ve araba bulmasını istediğini beyan ettiği, sanığın uzun yıllardır görmediği kısa bir süre önce karşılaştığı arkadaşı olduğunu söylediği sanık … ile karşılaşmalarından kısa bir süre sonra uzun süredir görüşmemelerine rağmen diğer sanığın beraber köye gittiğine dair savunmalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ayrıca sanığın arkadaşının halasının ziyaretine gittiğini söylemesine rağmen kendisinin ziyaret etmeyerek araçta bir saat beklemesinin çelişki yarattığı, sanığın araçta bekleme sebebi olarak sanık …’in beklemelerini söylediğini beyan etmesine karşın sanık …’in sanıklara gelmelerini söylemesine rağmen onların gelmek istemediğini söyleyerek sanık …’in beyanlarını bu yönüyle doğrulamadığı, yine sanığın uyuşturucu maddeden haberinin olmadığını beyan etmiş olmasına rağmen savcılık savunmasında uyuşturucu maddenin sanık …’in bacaklarının arasında olduğunu söylediği ancak uyuşturucu maddenin sanık …’in oturduğu koltukta ele geçirilmiş olduğu sanık beyanlarının bu yönden de çelişkili olduğu, tüm bu hususlar göz önüne alındığında sanık …’in uyuşturucu maddeden haberdar olmamasının mümkün olmadığı, söz konusu uyuşturucu maddenin miktarının olayın oluş şekli, zaman dilimi ve uyuşturucu maddenin yakalandığı yer dikkate alındığında kullanım miktarının üzerinde olduğunun anlaşıldığı, yine sanık beyanlarına göre hts kayıtlarından görüldüğü üzere sanıkların ortak tanıdıkları Fatih Bülent isimli şahısla görüşme kaydının tam da sanıkların köyde olduğu bir saatte tespit edilmesi ayrıca sanıkların taksiyle olay tutanağına göre ana yoldan değil köy yollarından Diyarbakır’a geldiklerinin görüldüğü bu durumun da sanıkların yakalanmamak için köy yollarını kullandıklarının ve ticaret kastıyla hareket ettiklerinin bir göstergesi olduğu, sanığın uyuşturucu maddenin bulunduğu araçta yakalanması, sanığın uyuşturucu yakalanan aracın arka koltuğunda bulunması ve uyuşturucunun da sanığın yanında bulunması, ele geçirilen uyuşturucu miktarı, sanıkların yakalanış şekli, zaman dilimi, olayın oluş şekli, sanıkların olay günü ana yoldan değilde özellikle köy yollarından Diyarbakır’a gelmeleri, sanıkların yakalanmamak için köy yollarını kullanmaları, sanık …’in de sanık … ile birlikte ticari taksi tutarak sokağa çıkma yasağı olduğu halde Lice ilçesine gittiği, yaklaşık 1 saat kadar sanık …’i beklediği yönündeki hayatın olağan akışına uygun olmayan savunmaları, uyuşturucu yakalanan araçta diğer sanıkla birlikte yer alması, ele geçen uyuşturucu miktarı ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; sanık …’in diğer sanık … ile birlikte atılı uyuşturucu ticareti yapmak suçunu işlediği gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
08.04.2018 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanıklar …, Abdulbaki Kılıç ve …’ın ele geçen uyuşturucu maddeyi sanık …’den aldıklarını söyledikleri, her ne kadar tanıklar …, Abdulbaki Kılıç ve …
gerek mahkeme huzurunda ve gerekse Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/381 Esas sayılı dosyasında alınan beyanlarında uyuşturucu maddeyi sanık …’den almadıklarını belirtmişlerse de, soruşturma aşamasında tanık Ahmet’in avukat eşliğinde vermiş olduğu beyanında ve yine avukat eşliğinde yapılan teşhiste 08.04.2018 tarihinde yakalatmış oldukları uyuşturucuyu sanık … Nazlıer’den aldıklarını belirtmiş olması, uyuşturucu maddeyi taşıdıkları 21 GJ 312 plakalı aracı sanık …’den almış olmaları, uyuşturucu maddeyi almadan önce de sanık … ile telefon görüşmeleri yaparak buluşmaları birlikte değerlendirildiğinde sanık …’in 08.04.2018 tarihinde tanıklar …, Abdulbaki Kılıç ve …’a uyuşturucu madde sattığı, gerekçesiyle sanık …’in mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, mahkeme kararının gerekçeli olduğuna, 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, eksiksiz araştırma ile karar verildiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/378 Esas, 2022/464 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık … hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.