YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13361
KARAR NO : 2023/22258
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1134 E., 2016/378 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası (a) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, iddianameye konu sözlerin hakaret niteliğinde olmadığına ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
… 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın kapalı zarf içerisinde Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı’na göndermiş olduğu dilekçesinde mağduru kasdederek “…. anlayışınız kıttır, anlamakta güçlük çekiyorsunuzdur diye hüsnüzan ile konuyu ele alıp şimdi size tekrar izahatta bulunacağım…”, “…. Nereden bileyim anlayışsız, idraksiz ve çapsız bir savcıya denk geleceğimi” şeklindeki beyanlarla hakaret ettiği, sanık savunması, mağdur beyanı ve 14.10.2015 tarihli dilekçeyle sabit olduğu, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1- Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir, bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Sanığın, mağdura yönelik kaba ifade niteliğindeki sözlerinin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a) Sanık hakkında ikinci kez mükerrirliğe esas alınan ilamın, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu olduğu ve eylemin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi nedeni ile kanuni sonucu olarak hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirildiği, ilk suçunun özel tehlikeli suçluluk olmasına dayanılarak infaz rejimi belirlenmesinin tekerrür sayılamayacağı bu nedenle sanığın ikinci kez mükerrir olmadığı ancak Kapatılan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 26.09.2008 tarih, 2003/64 esas 2008/210 karar sayılı kasten öldürme suçuna ilişkin önceki mahkumiyet hükmünün kesinleşme tarihine göre tekerrüre esas olacağı ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşıldığından inceleme konusu dosyada tekerrür şartları bulunmakta ise de ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması,
b) 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.10.2023 tarihinde karar verildi.