Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/4309 E. 2023/4966 K. 23.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4309
KARAR NO : 2023/4966
KARAR TARİHİ : 23.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/116 E., 2023/27 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi …’in 25.08.2012 tarihinde öldüğünü, muris aleyhine başlatılmış çok sayıda icra takibinin bulunduğunu, murisin borçlarını karşılayacak aktif mal varlığının da bulunmadığını belirterek, mahkemece terekenin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili ve davalı … vekili cevap dilekçelerinde özetle; terekenin borca batık olmadığını, murise ait gayrimenkullerin davacılar tarafından kullanılmakta olduğunu, bu eylemin terekeyi kabul anlamına gelecek davranış olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 3 aylık yasal süre içerisinde açılmadığını, davaya bakmakla görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, terekenin borca batık olmadığını, davacıların davayı açmakta kötüniyetli olduklarını iddia ederek davanın reddinine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin, 15.06.2015 tarih ve 2013/193 Esas, 2015/488 … Kararı ile terekenin aktifinin pasifinden fazla olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Yargıtay Bozma Kararı
1. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 20.09.2016 tarih ve 2015/17211 Esas, 7116 Karar … ilamıyla; “…mahkemece, davacılar murisinin ölüm tarihi olan 25.08.2012 tarihi itibariyle taşınır ve taşınmaz malvarlığı terekesinin aktifi ve pasifi, tarafların bu hususta gösterecekleri delilleri toplanmak suretiyle, gerekirse uzman bilirkişiden rapor alınarak saptanmalı; ayrıca, davacıların … Medeni Kanununun 610/2 maddesinde sözü edilen mirası kabul anlamına gelen davranışlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, yukarıda belirtilen ilkelere uygun araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Ayrıca, davacıların Av. …’a verdikleri vekaletnamede mirasın reddini içeren özel yetki bulunmadığından, davacılar vekillerine özel yetkiyi içeren vekaletname sunması için süre verilmesi ve bu eksiklik tamamlattırılarak hüküm kurulması gerekirken bu hususun gözardı edilmesi de doğru değildir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Dairenin yukarıda (IV.A.2.) bendinde belirtilen kararına karşı davalı … vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

4. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 06.12.2017 tarih ve 2017/450 Esas, 9148 Karar … ilamıyla davalı … vekili karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 20.09.2016 tarih ve 2015/17211Esas, 2016/7116 Karar … bozma ilamının kaldırılmasına; hükmün “…mahkemece murisin mal varlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak, bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü v.b. Kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi, mirasçının mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığının mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir….murise ait taşınmazların ölüm tarihi itibariyle bedelinin belirlenmesi amacıyla yapılan keşifte, UYAP üzerinden alınan TAKBİS raporuna göre murisin 48/15120 hissesi bulunan Adana İli, Kozan İlçesi, … Mah., 509.000,00 m2 büyüklüğünde olan 76 parsel … taşınmazın dikkate alınmadığı, murisin ölüm tarihi itibariyle üzerine kayıtlı araç bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla ilgili emniyet müdürlüğüne yazı yazılmadığı anlaşılmaktadır … ayrıca davacılar vekiline özel yetkiyi içeren vekaletname sunması için süre verilmesi ve bu eksikliğin tamamlattırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken bu hususun gözardı edilmesi de yerinde değildir. mahkemece, belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir…” gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan inceleme ve araştırma sonucu, “terekenin pasifinin aktifinden fazla olduğu” gerekçesiyle “davanın kabulüne” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda karar başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazan Vergi Dairesi adına Hazine vekili, davalı … vekili ile davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazan Vergi Dairesi adına Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın yasada yer alan üç aylık yasal süre geçtikten sonra açıldığını, davacılar aleyhine icra takibi başlatıldıktan sonra hükmen ret davasının açıldığını, Gelir Vergisi Kanunu 92 nci maddesinde ölüm halinde beyanname verme süresinin özel olarak belirlendiğini, mirasçıların bu yönde vergi dairesine beyanda bulunmadıklarını belirtmiştir.

2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; murise ait mal varlığına yönelik kıymet takdirlerinin dava tarihi itibariyle yapılmadığını, murise ait gayrimenkullerin bir kısım davacılar tarafından kullanılmakta olduğunu, bu eylemin terekeyi kabul anlamına geldiğini, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3. Davalı … vekili ise temyiz dilekçesinde; mahkemece yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, mirasçıların murise ait tarlayı ekip biçmekte olduklarını, murisin ölüm tarihinden önce ve sonrasında taşınmaz varlıkları ile banka hesaplarının incelenmediğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Dava, … Medeni Kanunu’nun 605/2 nci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. … Medeni Kanunu’nun 605/2 nci maddesinde; “Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.
” düzenlemesi yer almaktadır.

2. TMK’nın 605/2 nci maddesine dayanan mirasın reddi istemi süreye tabi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2).

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 … Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Hazan Vergi Dairesi adına Hazine vekili, davalı … vekili ile davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,

Davalı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Onama harcı davalı …’ndan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.