YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14758
KARAR NO : 2011/18199
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; tarafların … 2. Aile Mahkemesinin 20.06.2007 tarih 2007/390 E.-2007/459 K. sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, boşanma ilamı sonucunda müşterek çocuğun velayetinin davalı anneye bırakıldığını, müşterek çocuğun … Kolejinde eğitim gördüğünden 12.000 TL eğitim giderinin ve bu bedele her gelecek yıl için kolejin belirleyeceği artış oranında artırılmak suretiyle ödenmesinin devam edileceğinin kararlaştırıldığını, ayrıca aylık 1260 TL iştirak nafaksının ve çocuğun bakıcı maasrafının % 50’si olan aylık 250 Doların ödenmesine karar verildiğini, ancak davacının geçen zaman içinde ekonomik krizin de etkisiyle çalıştığı işinden de ayrıldığını, ancak önceki ekonomik gücünü kaybettiğini halen işsiz olduğunu, protokolde belirtilen yükümlülüklerinin yerine getirilmesi davacı için çekilmez hal aldığı ileri sürülerek protokol ile belirlenen eğitim gideri, nafaka ve bakıcı giderlerinin kaldırılmasına, mümkün olmadığı taktirde indirilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, davacının kredi kartı harcamaları, işyerinden aldığı tazminatlar, banka hesap ekstreleri, boşanmadan sonra davacının 31.01.2008 tarihinde satın alıp, dava açılmadan üç ay önce 22.04.2009 tarihinde satışını yaptığı taşınmaz ve ilgili bilgiler karşısında protokol hükümlerinin çekilemez hale gelmesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı (anne) tarafın sosyal ve ekonomik durum araştırmasında finans biriminde çalıştığı aylık 4.500 TL aylık gelir elde ettiği 2.500 TL aylık kira gelirinin bulunduğu, 1.100 TL kira ödemesinin ve ayrıca aylık 1.100 TL kredi ödemesinin bulunduğu belirtilmiş, davacı tarafın ise, sosyal ve ekonomik durum araştırılması yapılmamıştır.
TMK.md.182/2 hükmüne göre: velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.” Aynı şekilde 331.madde uyarınca; “Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.
Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle tarafların biri aleyhine katlanamayacak derecede bozulmuşsa, taraflar; artık o akitle bağlı tutulmazlar, değişen bu koşullar karşısında Medeni Yasanın 2. maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesini mahkemeden isteyebilirler.
Bu durumda çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince kaldırma indirmeyi de kapsayacağından gerekirse nafakanın önceki ve sonraki dengeyi sağlayacak şekilde bir miktara indirilmesine de karar verilebilir.
Somut olayda; davacı tarafın sosyal ve ekonomik durum araştırması tespit edilemeden nafakanın takdir edildiği tarih ile eldeki davanın açıldığı tarihteki tarafların tüm gelir ve mal varlıkları tam olarak tespit edilmemiş, azalma ve artma var ise tam ve sağlıklı olarak belirlenmemiş, davacı tarafın hangi tarihte niçin işten çıktığı atraştırılmamış, varsa gayrimenkullerin değeri bilirkişi tarafından tespiti yapılmamış, nafakanın indirim şartlarının da bulunup bulunmadığı tartışılmamış olup eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.